Tasavvufta Şer'i Hassasiyet
Aziz Okuyucu - Altınoluk
Ramazan’la yeniden buluştuk. Allah Tealaya sonsuz hamd olsun. Ramazan’ı kadrine uygun şekilde değerlendirmeyi cümlemize nasib ve müyesser eylesin. Evet, müyesser eylesin, yani kolaylaştırsın. Uzun ve sıcak günlerde tutacağız bu yıl orucu. Yaz orucundayız yani. Kim bilir belki böylece, tarlalarda, kömür ocaklarında oruç tutanları daha .....
Sayı: 341, Sayfa: 001
Kalbî İmsaki Kuşanmak - Ahmet Taşgetiren
Ramazan’a kavuştuk, kavuşturan Rabbimize hamdolsun. Bir aylık bir arınma sürecini sunuyor bizlere Ramazan... Bir tasfiye, bir topraktan altın çıkarma, bir madeni saflaştırma, rafinasyon işlemi... “Ramazan” kelimesinin sözlük anlamında “yakıcılık” ifadesi bulunuyor. Kişiliğe ateşte yeniden su verilmesi gibi bir işlem. .....
Sayı: 341, Sayfa: 003
Oruç Gönül ile Tutulur - Rabia Christine Brodbeck
Ümmet-i Muhammed, şu ilâhi nimetler hazinesinin kemâline mazhar olmuştur: En yüksek seviyede dinamizm arzeden “Sünnet-i Resûlullah”a mazhar olmuştur. En büyük hazine olarak; “Ahlâk-ı Muhammedî”ye mazhar olmuştur. Sırât-ı Müstakîm, “Dosdoğru Yol” ile gelen en yüksek kemâle mazhar olmuştur. Kulluğun kemâli olan .....
Sayı: 341, Sayfa: 007
Osman Nûri Topbaş Hoca Efendi ile Mûsâ Efendi (r.aleyh)’in Ramazân-i Şerîfi İhya Hassâsiyeti Üzerine... - Osman Nûri Topbaş
Ömrünü Âdeta Bir Ramazan İklîminde Yaşadı AltInoluk: Efendim, mâlumu âlîniz, Temmuz ayı merhum Mûsâ TOPBAŞ Efendi (r.aleyh)’in vefatının sene-i devriyesi. Bu yılki sene-i devriye, Ramazan ayına denk geliyor. Bu münâsebetle, Mûsâ Efendi’nin başta Ramazan ayının ihyâsı konusundaki hassâsiyetlerinin neler olduğunu, Ram.....
Sayı: 341, Sayfa: 010
Ahmed Hamdi Topbaş Beyefendi ile Musa Efendi’nin Ramazanları Üzerine… Musa Efendinin İbadet Hayatında “İllacılık” yoktu - Ahmet Topbaş
Altınoluk: Efendim Temmuz ayı malumu aliniz merhum Musa Topbaş Efendi (k.s.)’un vefatının 15. seneyi devriyesi oluyor. Bu sene seneyi devriye Ramazan ayına denk geliyor. Bu münasebetle Hazretin başta Ramazan ayının ihyası konusundaki hassasiyetlerine ilişkin gözlemleri alıyoruz… Bu anlamda sizin de izlenimlerinizi, hatıralarınızı din.....
Sayı: 341, Sayfa: 012
Varız Değil mi? - Neslihan Nur Türk
Oruç bizi tutamaz, biz orucu tutarız! Havâs orucu için azmetmeye var mıyız? Adamın biri oğlunu uzunca bir sefere yolcu etmiş. Delikanlı yola çıkacakken, babası tembihlemiş: “Evladım, azığındaki ekmeği börek olmadan yeme!” Delikanlı yola çıkmış. Bir süre sonra acıkmış. Yemek yiyeyim diyerek niyetlenip bir ağaç gö.....
Sayı: 341, Sayfa: 014
Ramazan ve Fetih - Ali Rıza Temel
Arapçada “fetih”, açmak demektir. İlk planda başka ülke topraklarının Müslümanlara açılması akla gelse de asıl fetih gönül ve kafaların İslam’a açılmasıdır. Hudeybiye barış sözleşmesi, İslam’ın rahat bir şekilde yayılmasına, tanınıp kabullenmesine yol açtığı için “Feth-i Mübîn” olarak ifade edilmiştir. Oruç da bir bakım.....
Sayı: 341, Sayfa: 016
Ramazan Ayı ve İ’tikaf - Doç. Dr. Kerim Buladı
Ramazan ayı, Müslümanların dini hassasiyetlerinin daha fazla ortaya çıktığı bir aydır. Ramazan ayı, rahmete ermek, mağfirete kavuşmak ve cehennemden kurtuluşun çarelerini aramak için önemli bir fırsat ayıdır Müslümanlar için. İbadet ve taatlarını artırmanın ve infakta yarışmanın çarelerini arayan mü’minler, Kur’ân’ın indirildiği bu ayı, en başta.....
Sayı: 341, Sayfa: 019
Farkındalığı Sağlayan Amel Oruç - İbrahim Arpacı
Her şeyi belirli bir nizam ve intizam ile yaratan Yüce Allah, yarattığı her varlığa ve nesneye bir yaratılış gayesi verir. Örneğin kuluçkaya yatan bir tavuk, üzerine oturduğu yumurtanın civciv olabilmesi için, o yumurtayı 21 derece ısıda muhafaza eder. Yani bedeni bir etkileşim ile bunu yapar. Girdiği karanlık odadan korkan bir çocuk ise, ancak .....
Sayı: 341, Sayfa: 021
Aylardan Ramazan - Emel Okyar
Güneş uykuda Bense uyanığım bir sahur vakti Ramazan ayı ve geceler diri Kılıç uyanıksa gül uykuda mı Bülbül uyanıksa gül uykuda mı Gecenin bu zamanı hep uyanık avcılar Ruhlar akıp gidiyor yekpare zamanlara Yürekler paramparça yine hasretten Yürekler yüklü, yükleri du.....
Sayı: 341, Sayfa: 022
İslâm'ı Yaşatma İdeali Olarak Sûfî ve Tasavvuf - Dr. Adem Ergül
İnsanlığa son din olarak lütfedilen İslâm, Allah’ın razı olduğu kâmil bir dindir. Bu hakikat, bizzat Rabbimiz tarafından, Kur’an vahyinin son mesajı olarak, bütün beşeriyete Allah Resûlü’nün Vedâ Haccı’nda şöylece ilan edilmiştir: “Bugün sizin için dininizi kemâle erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din o.....
Sayı: 341, Sayfa: 023
Hâcegân Yolunda Şeriat ve İstikâmet - Prof. Dr. Necdet Tosun
Hâcegân ve Nakşbendiyye yolunda dinî kurallara sıkı bir şekilde riâyet etmek, ilme ve âlimlere saygı göstermek eskiden beri bir gelenek halinde devam etmektedir. Hâcegân tarîkatının kurucusu Abdülhâlik Gucdüvânî hazretleri mürîdine tavsiyelerde bulunurken: “Fıkıh ve hadis ilmini öğren, câhil sûfîlerden uzak dur, sermayen fıkıh kitapları.....
Sayı: 341, Sayfa: 026
İmam Rabbanî'de Şeriat Hassasiyeti - Prof. Dr. Süleyman Derin
Tasavvuf, Kur’an ve sünneti tüm incelikleriyle ve severek yaşamanın adıdır. Kur’an’da buna tezkiye; nefsi kötülüklerden arındırma, hadislerde ise ihsan; Rabbimizi görüyormuş gibi yaşama ismi verilmiştir. Bu manası ile tasavvuf Allah’ın emir ve yasaklarının toplamı olan şeriattan ayrı bir şey değildir. Ne var ki her dönemde dinlerini kendi heva v.....
Sayı: 341, Sayfa: 028
Bedenin Zekatı Oruç - M. Sâmi Ramazanoğlu
Allah Resûlü buyuruyor: “Oruç cehenneme karşı bir siper mâsiyetlere yani günahlara karşı bir kalkandır. O halde oruçlu kötü söz söylemesin câhilliğe kapılmasın. Eğer bir kimse kendisiyle döğüşür yahut ona söverse derhal iki defâ “Gerçek ben oruçluyum!” desin. Rûhum kudreti elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki, oruçlunun ağzının aç.....
Sayı: 341, Sayfa: 030
Şükredebilmek - Sâdık Dânâ
Abdülkâdir Geylânî -kuddise sirruh- hazretlerinin şükür hakkındaki sözleri: – Gelen nîmetler için şükür yolunu tutmak gerektir. Şükür de üç şekilde olur. Lisan ile, kalb ile ve bütün duygularla. Lisan ile şükür, bütün nîmetlerin, Cenab-ı Allah’ın olduğunu îtiraf etmektir. Bir çok vasıta ile sana yapılan iyil.....
Sayı: 341, Sayfa: 031
TASAVVUF; KUR’ÂN ve SÜNNET’LE KEMÂLE ERMEKTİR (1) - Osman Nûri Topbaş
İslâm’ın hedeflediği “kâmil bir insan” olabilmek için, dînî hayatı; madde ve mânâ bütünlüğü, zâhir ve bâtın derinliği, akıl ve kalp âhengi, şekil ve ruh beraberliği içinde kavrayıp yaşamak îcâb eder. Gerçek tasavvuf, İslâm’ın zâhirine ilâveten, bâtın plânında da kavranıp yaşanması gayretinden ibârettir. Bu ise meşhur tâbiriyle; “şerîat.....
Sayı: 341, Sayfa: 032
Hac ve Umre'de Kul Hakkı - Dr. Murat Kaya
Nerede ve ne zaman olursa olsun kul hakkının çok mühim olduğu ve mü’minlerin bu hususta son derece hassas davranmaları gerektiği mâlumdur. Ama insanlar birazcık meşakkatle karşılaşınca bunu unutabiliyor. Bunun en fazla yaşandığı yer de hac ve umre oluyor. Hâlbuki hac ve umre için girilen ihrâm, mü’minlere tam bir zararsızlık hâli tâlim ediyor. İ.....
Sayı: 341, Sayfa: 038
Dine Saygı - Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan
Giderek yaşayan değil tartışan Müslüman olma eğilimine girdiğimiz inkârı mümkün olmayan bir gerçektir. Oysa din, sadece iman değil, aynı zamanda ameldir. İmam el-Evzâî’nin (v. 157) şu tespiti fevkalâde dikkat çekicidir: ÅğĞîÇ ÃîÑîÇÏî Çäñîäçï Èğâîèòåí ÔîÑñëÇ áîÊîÍî Ùîäîêòçğåï ÇäòÌîÏîäî èîåîæîÙîçïåï ÇäòÙîåîäî “Allah, bir toplul.....
Sayı: 341, Sayfa: 041
Zirve Şahsiyetleri Örnek Almak - Cafer Durmuş
Kur’ân’da verilen misallerin önemini bildirmek üzere şöyle buyruluyor: «Hakikaten biz bu Kur’ân’da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır.»1 buyruluyor. İnsanı iyi ve doğru olana sevk ederek yanlış ve kötü olandan sakındırmada misallerin ayrı bir yeri vardır. Özellikl.....
Sayı: 341, Sayfa: 044
Mustafa Erbil Efendi'nin “Erbilî” Şiiri - Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu
Ankarada uzun yıllar manevî görevli olarak vazife yapan gönül insanı Mustafa Erbil Efendi 1972’de ahirete intikal etmişti. O ilk dersini bizzat Es’ad-ı Erbilî Hazretlerinden (ks.) almıştı. O’nu çok sevdiği için 1936’daki soyadı kanunu çıktığında kendine, ERBİL’i soyadı olarak seçmişti. Mustafa Erbil Efendi 4 Mart 1931’den sonra Yusuf’.....
Sayı: 341, Sayfa: 047
Peygamberler Şehri Diyarbakır’da şâhit olunan mucizeler... Yüzyıllar Cesetlerini Çürütmedi - Yusuf Selman Tan
Bir dost meclisinde sohbet edilirken mecliste, 1995’li yıllarda Diyarbakır’da Vali Yardımcılığı görevinde bulunan Cemal Kansız Bey de vardı. Cemal Bey, Diyarbakır Ovası’nın yüzde otuzunu sulayan Dicle Barajı’nın yapımı sırasında yaşanan bazı hadiseleri nakletti. Anlattıklarından en dikkat çekici olanı, türbeleri şu anda suyun altında kalan Zülki.....
Sayı: 341, Sayfa: 048
Kasîde-i Münferice-2 - Prof. Dr. Mahmud Kaya
èîÅğĞîÇ ÍîÇèîäòÊî æğçÇêîÊîçîÇ *** áîÇÍòĞîÑò ÅğĞò ĞîÇãî åğæî ÇäÙîÑîÌğ 15. Hidayetin son noktasına ermek istersen, edebe aykırı davranmaktan sakın. Sözde davran›flta ölçü edeptir Kur’ân bafltan sona edep demektir Menz.....
Sayı: 341, Sayfa: 054
Işid ve Mezhep Ateşinin Sarıp Sarmaladığı Ortadoğu - Beytullah Demircioğlu
Arap Dünyasında sıklıkla kullanılan adıyla DA’İŞ, yani Irak Şam İslam Örgütü, Türkiye’de kısaltılmış adıyla ise IŞİD, geçen ay Irak’ın hatta dünyanın gündemini alt üst etti. Suriye’de Esed ile kol kola izlenimi veren örgütün, Irak’ta peş peşe ele geçirdiği bölgelerle Bağdat’ın kapısına dayanması tabiatıyla tüm dünyada şaşkınlıkla.....
Sayı: 341, Sayfa: 056
Dünya İslâm’a Koşuyor - Halil İbrahim Kurucan
İslam son hak din ve kıyamete kadar hükmünü icra edecek. İslam bütün insanlık için ebedi bir kurtuluş kaynağı. ‘İslam Ol Kurtul’ çağrısı Kutlu Elçi’nin ilk davetiyle başladığı yolculuğuna, çağları aşıp günümüz insanına da bütün canlılığıyla her iki dünyada kurtuluş müjdesi taşımaya devam ediyor. O günün zor şartlarında çölleri aşıp kralların huz.....
Sayı: 341, Sayfa: 060
Çocuğu Fena Terbiye Etmek - Mehmet Coşar
Çocuğu fena terbiye etmek ne demek?” yani ahlâki kurallara uymayan davranışlar sergileyen bir insan tipi meydana getirmek… değil mi? Hiçbir aile, yani anne-baba çocuklarının fena olmasını, yani kötü yetişmesini istemez. Buna rağmen nice ailelerin çocukları iyi yetişmez, yani fena eğitilerek topluma karışır.. Meşhur hikâyedir: Bir gün ç.....
Sayı: 341, Sayfa: 061
Su Tasarrufu ve İsraf - Adem Şahin
İstanbul başta olmak üzere pek çok şehirde su kıtlığının olduğu, havaların kurak geçtiği yazılıp çiziliyor. Kuraklık, insanlık tarihi kadar eskidir. Hz. Yusuf zamanında 7 yıl üst üste kuraklık olmuştur. Orta Asya’dan Anadolu’ya göçün bir sebebi de kuraklıktır. Orta Asya Cumhuriyetlerinde su ve doğalgaz giderleri uzun müddet evde yaşay.....
Sayı: 341, Sayfa: 062