Meşrulaştırmalar...
Aziz Okuyucu - Altınoluk
Bu sayımızda İslam - Müslüman ilişkisinde çok önemli bir problemi gündem konusu yaptık. Meşrulaştırmalar... Altınoluk, işte bu misyonla yayınına devam ediyor. İslam - İnsan ilişkisi, İslam - Müslüman ilişkisi ve İslam - Toplum ilişkisi... Bu alanlarda ortaya çıkan gelişmeleri gözlüyor ve gördüğü problemle.....
Sayı: 339, Sayfa: 001
Meşrulaştırmalar - Ahmet Taşgetiren
“Meşrulaştırma.” Bu kavram üzerinde düşünmeliyiz. Çünkü Müslümanlığımızın kalitesi bununla birebir alakalı. “Meşru” olanla “meşrulaştırılan” arasındaki farkı göremez isek, zaman içinde yaşadığımız hayat, “meşrulaştırılan”larla şekillenen bir mahiyet kazanabilir ve “Meşru” olanın çok ötesine savrulabilir. Nedir me.....
Sayı: 339, Sayfa: 003
Sular da Susarsa - Harun Aydın
Sular da susarsa Âhımı sunar yanarım geceye Gün düşer, ay susar sessizce Gülüşlerim durur çiçeğe Ve bir ömür pervane olur.. Sular da susarsa Dinleyecek yer bulamam. Perde iner, ışıklar söner herkese. Hüzünlerim allanır pullanır düğüne Ve bir ömür pervane.....
Sayı: 339, Sayfa: 005
Bâtıla Hak Libası Giydirmek - Dr. Adem Ergül
İnsan, vicdan sahibi bir varlık olarak yaratılmıştır. Körelmemiş bir vicdan, özümüze yerleştirilen bir hakikat terazisidir. İnsanlar fetva verse de, gönle huzursuzluk veren her şeyden kaçınma tavsiyesi, bir peygamber tavsiyedir. Ne var ki insan, öyle zaman olur ki, yaptığı yanlışın vicdanına verdiği huzursuzluktan kurtulma adına, kendin.....
Sayı: 339, Sayfa: 006
“Meşrulaştırmalar” Üzerine Nureddin Yıldız Hoca Efendi ile... Meşrulaştırma Allah’ın Dinine Bir Şey Sokmaktır - Nureddin Yıldız
Ahmet Taşgetiren: Hocam “Meşrulaştırmalar” başlıklı bir sohbet yapalım diye düşündüm. İşin merkezinde bir İslam’ı yaşama meselesi var. Her durumda Müslüman İslam’ı yaşama sorumluluğu ile karşı karşıya. Ama bazı ortamlar var ki İslam’ı yaşamayı kolaylaştırır. Bazı ortamlar da var ki İslam’ı yaşamayı zorlaştırır, zorlaştırıyor. Özellikle st.....
Sayı: 339, Sayfa: 008
Mü'min İzzeti - Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan
"Asıl güç ve izzet Allah’ındır, Resûlünündür ve Mü’minlerindir.."  (El Münafikun 8) Bilgi ve Bilinç Boyutu Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de hem Allah Teâlâ’ya ait olduğuna hem de inananlar-inanmayanlar ilişkisinde önemli bir yeri bulunduğuna dikkat çekilen İzzet (ÇäÙÒÉ) kelimesi; ş.....
Sayı: 339, Sayfa: 013
Anlayan Bilir - Mehmet Baş
Gönül kürsüsünden ses verir vaiz Gözyaşı küllenmez ağlayan bilir Hüznün tufanında boğulur deniz Gönül yarasını dağlayan bilirÊ Aşk bir sultandır sevda ilinde Savrulur yapraklar hayal yelinde Hiç kalan var mıdır ecel selinde Geceyi gündüze bağlayan bilir Şehirler köylerin.....
Sayı: 339, Sayfa: 015
Allah Katında Değer Ölçüsü: Takvâ - Doç. Dr. Kerim Buladı
İnsanoğlu bir kökenden gelmiş ve bir ana-babadan çoğalmıştır. Bu çerçevede Kur’ân, evrensel kardeşlik ve eşitlik sistemini getirmiştir. Bu gerçek Kur’ân’da şöyle vurgulanır: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakını.....
Sayı: 339, Sayfa: 016
Sağdan Yaklaşmak - Dr. Murat Kaya
İnsanın kendini aldattığı veya başkası tarafından aldatıldığı yolların başında “sağdan yaklaşmak” gelir. İnsanın nefsi veya şeytan, sağdan yaklaşarak, yapılan işi meşrû gösterir. Hâriçten gelen kötü niyetli insanlar da mağdurlarını çoğu zaman sağdan yaklaşarak aldatırlar. Yaptıkları işin doğru olduğuna dâir sahte deliller üretir veya sağlam deli.....
Sayı: 339, Sayfa: 018
Senden Ayırma Beni - Emel Okyar
Rabbim Konuşmaya mecalim yok Susmaya cesaretim Gül’den ayırma beni Yoldan ayırma beni Senden ayırma beni Sensizlik Esaretim Rabbim Ümide hasretim yok .....
Sayı: 339, Sayfa: 019
Fitneden Uzak Durmak - Ali Rıza Temel
Fitne kelime olarak, altın ve gümüşü yabancı maddelerden arıtıp temizlemek için ateşe sokup temizlemeye denir. Madenlerdeki cevher ateşte eritilmek suretiyle elde edildiği gibi insanların kalitesi de ateş gibi yakıcı ve ağır olaylar karşısındaki tavrıyla ortaya çıkar. Fitne genellikle imtihan anlamında kullanılır. İnsanlarda gerek şahsî gerekse .....
Sayı: 339, Sayfa: 020
Ağlarım - Osman Altaş
Rabbim ümmet etti, bir nazlı GÜL’e,(sav) Sevdası gönlümde, yanar ağlarımÉ Vuslat ümidiyle, çıktım bu yola, Menzilden menzile, konar ağlarımÉ Gönül semasından, süzülür yaşlar, GÜL teşrif buyursa, süslenir düşler, HAKK’ın takdiridir, bu sırlı i.....
Sayı: 339, Sayfa: 022
Sözün Latîf Olsun - Cafer Durmuş
“Güzel söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. Ki o ağaç, Rabbinin izni ile her zaman yemişini verir. Allah, öğüt alsınlar diye insanlara böyle benzetmeler yapar” (İbrahim sûresi 14/24) Kelâm-ı İlâhî’nin gül kokulu ayetlerini okumak için huzura oturduğum bir saatte oradaki “söz/kavl” üzerine örülen incelikle.....
Sayı: 339, Sayfa: 024
Nokta-i Süveydâ-1 - Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu
İnsana, onun halifeliği anlatılırken, “kainatın merkezidir” derler. Ardından İnsanın merkezi nedir, diye sorulunca da “kalbtir” cevabı verilir. Kalb, kendisine Kur’ân’ın indiği yerdir. (Şuarâ, 26/193) Yani, Allah’ın insanla temasa geçtiği, irtibat kurduğu yerdir. Dolayısıyla kulun da Rabbıyla irtibata geçtiği yerdir. Kur’ân.....
Sayı: 339, Sayfa: 026
Fıtratla Oynama - Prof. Dr. Süleyman Derin
İnsan denen varlık anlaşılması zor bir muammadır. Diğer varlıklardan farklı olarak akıl ile donatılmıştır ama o çoğu zaman aklı ile değil de duyguları ve arzuları ile hareket eder. Arzuları; akıl, nefis ve beşeri tabiatımız gibi kendi iç merkezlerimizden veya melek ve şeytan gibi dışarıdaki varlıkların fısıltılarından kaynaklanır. Doğru.....
Sayı: 339, Sayfa: 028
Hâlis Tevbe - M. Sâmi Ramazanoğlu
Allah Teâlâ buyuruyor: “Rabbiniz kendi üzerine (şu) rahmeti yazdı. İçinizden kim bilmeyerek bir fenalık yapıp da sonra arkasından tevbe etmiş ve düzelmiş ise şüphesiz ki O (Allah) gafûr ve Rahîmdir.” (Enam Sûresi / 54) İnsan cehâleti sebebiyle günah işlemiştir. Sonra fenâlıktan t.....
Sayı: 339, Sayfa: 030
Manevi Yolun Şükrü - Sâdık Dânâ
Allah teâlâ ve tekaddes hazretleri, bazılarını seyr ü sülûk yoluna sevk eder. Bunlar hakîkî bir mürşide teslim olup, ihlâs ve istikâmet üzere, Allah teâlânın rızâsını talep ederek, helâl-haram husûsunda dikkatli olurlar ise, Cenab-ı Hakkın izni ile kendilerinin de büyük gayret ve sebatları nisbetinde netîce alırlar. Mânevî dersleri tek.....
Sayı: 339, Sayfa: 031
Hak Dostlarından Hikmetler: Câfer-i Sâdık (r.aleyh) -4- - Osman Nûri Topbaş
Câfer-i Sâdık Hazretleri buyurur: “Kimin rızkı daraldıysa, hemen istiğfârı çoğaltsın!”1 [Hak dostlarından Hasan-ı Basrî Hazretleri’ne dört kişi gelerek, biri kuraklıktan, diğeri fakirlikten, bir diğeri tarlasının verimsizliğinden, sonuncusu da çocuğunun olmayışından* yakınıp Hazret’ten himmet talep ederler. O büyük.....
Sayı: 339, Sayfa: 032
Yolculukta 'Önceliklerimiz ve İnceliklerimiz' -7 - Fuat Akpınar
Yolumuz; sınırlarını Kur’an ve Sünnet-i Seniy­ye’nin belirlediği ölçülere riayet ederek, misafir olarak gönderildiğimiz dünya hayatından istifade ile elde edilen, mal-mülk, evlatlar ve mevki-makam ile azgınlaşan nefsin ve sapmış şeytanın tuzağına düşüp, ben demekten benim demekten korunabilmek için, kul acziyeti ikliminde, yaratan Rabbimiz huzur.....
Sayı: 339, Sayfa: 038
Giden Ömürden Gidiyor - Abdullah Gülcemâl
Tâ doğduğum günden beri Giden ömürden gidiyorÉ Bin düşündüm dünden beri Giden ömürden gidiyorÉ Bebek iken emekledim Büyümek için bekledim. Ne çıkardım, ne ekledim, .....
Sayı: 339, Sayfa: 039
Cübbeyi Feda Etmek - İsmail Uzun
Yaş otuz beştiÉ Miladi 605É Yangın ve sel baskınlarından dolayı zarar gören Kâbe’nin yeniden tamiri ve inşası yapılıyordu. Herkes kendisine düşen taraf için taş taşıyor ve Kâbe’nin duvarlarını örüyordu. Mabet, Hacerü’l-Esved’in konulacağı yere kadar yükseltilmişti. Sıra Hacer-ül Esved’in yerine yerleştirilmesine geldi. Anlaşmazlık çıktı. Bu şere.....
Sayı: 339, Sayfa: 040
Acının da Tadı Var - Elif Garip
Acıyı da severiz tatlıyı da. Ekşiyi ve tuzluyu da. Hepsinden ayrı bir lezzet alır, birini diğerinin yerine koyamayız. Yaradan hepsine ayrı bir tat kodlamıştır. Ancak tat alma duyusunu kaybetmeyenler tadabilir! Su aynı su; toprak aynı toprak; güneş aynı güneş... Tat ise tohumlar adedince. Bu büyük bir delil yüce Yaratıcının azametine. Sı.....
Sayı: 339, Sayfa: 041
Sorular - Neslihan Nur Türk
Balıklar bilmezse de bilir niyeti Allah. Dileyen cevaplasın, sordum, fîsebîlillah! Susuz, ekmeksiz, havasız kaldık mı hiç? Başımızdan aşağıya bombalar yağdı mı? Kulağımızın dibinden mermiler geçti mi? Sıkıntının bu türlüsünü hiç tattık mı? Yediklerimiz önümüzde, yemediklerimiz dolaplarımızda durmadı mı? Tavansız, duvarsız.....
Sayı: 339, Sayfa: 042
Güzellik Üretimi - İdris Arpat
Gâye olmayınca gaflet basıyor. Gaflet, “uydum kalabalığa” tavrıdır. Herkes gibi olmak yâni. Herkes gibi olmak, kendini yaşamamaktır, rol yapmaktır. Vicdanının gösterdiği istikâmette değil, alkışın geldiği yönde ilerlemektir. Tribünlere oynamaktır, ilkesizliktir. Gâye nedir? Hedefi büyük tutmaktır. Meselâ, dünyanın en etkili romanını ya.....
Sayı: 339, Sayfa: 044
Affedebilmek - Celaleddin Özbek
Affetmek, bize karşı yapılan yanlışları, hataları hoş görmektir. Bunları, bilerek ve kasten bile yapsalar, hatalarını fark etmelerini beklemektirÉ Yapılan yanlışlara karşı aynıyla karşılık vermek, onların hatada ısrar etmelerine sebep olabilir. Oysa bizden tepki beklerken, tepkimizi cezalandırıcı olarak değil de hatasını anla.....
Sayı: 339, Sayfa: 046
Fili Tanıma Hikayesi - Mustafa Eriş
Koca cüsseli, güçlü bir hayvan olan fil, insanların hep merakını çeker. Fili tanıma konusu ile ilgili meşhur bir kıssa vardır. Bu kıssa, insanoğlunun iç dünyasını, düşünce ve davranışlarını yansıtması bakımından  önemlidir. Toplumda yaşanan hâdiselere ışık tutması yönüyle de çok dikkat çekicidir. Bu hikay.....
Sayı: 339, Sayfa: 048
Sohbet Ehli Olmak - Aişe Ayten Gürsoy
Erenlerin sohbeti, ele giresi değil. Sohbete kavuşanlar, mahrum kalâsı değil. Gezmek gerek her yeri, bulmak için, bir eri, Sarraf tanır cevheri, herkes bilesi değil. Bir pınarın yanına, kapalı testi kona, Kırk yıl orada dura, kendi dolâsı değil. S.....
Sayı: 339, Sayfa: 050
Camiye Gel - İbrahim Nâdir Cintaş
Ezan ile gelmezsen Sala ile gelirsinÉ Dik gelmezsen Yatay gelirsinÉ Elbise ile gelmezsen Kefen ile gelirsinÉ Canlı gelmezsen Ölü gelirsinÉ Anla artık Mutlaka gelirsinÉ Gel Camiye Canlı gelÉ Yoksa mevta gelirsinÉ.....
Sayı: 339, Sayfa: 051
Tasavvuf Dergisi - Halil İbrahim Kurucan
Ülkemizin tasavvuf alanındaki bilimsel birikiminin bir ürünü olanÊTasavvuf DergisiÊ1999 yılından beri istikrarla yayın hayatına devam ediyor. Prof. Dr. Necdet Tosun editörlüğünde yayın hayatına devam eden Tasavvuf Dergisi’nin 32. Sayısı yayınlandı. Önceki sayılarda olduğu gibi yine dolu bir içerikle hazırlanmış. Bu sayıda.....
Sayı: 339, Sayfa: 052
Zâlim Karşısında Susmayan: Zeyd İbni Erkam (R.A.) - Mustafa Eriş
O, İki Cihan Güneşi Efendimiz’den doksan hadis rivayet etti. Yaşlılık döneminde kendisine hadis sorulduğunda artık ihtiyarladığı için unutmaya başladığını ve hadis nakletmenin zorluğunu ileri sürerek rivayette bulunmadı. Zeyd’in naklettiği birçok hadis, Kütüb-i Sitte’de ve diğer hadis kitaplarında yer aldı. Bunlardan tekrarlarıyla birlikte sekse.....
Sayı: 339, Sayfa: 054
Cezayir’den Libya’ya, Suriye’den Mescid-İ Aksa’ya Ortadoğu Gündemi; ABD-Suud-İran - Beytullah Demircioğlu
Batı ile Rusya arasındaki güç mücadelesinin nasıl şekilleneceği krizin nereye varacağı tartışıla dursun, Ortadoğu’nun gündemi de bir hayli yoğundu geçen ay. Ukrayna krizinin Suriye’deki “vekâlet savaşına” nasıl yansıyacağı meselesinde bu yoğun gündemin önemli konuları arasındaydı. Ukrayna krizinin dallanıp budaklandığı, kri.....
Sayı: 339, Sayfa: 056