Cennet Yolculuğu
Aziz Okuyucu, - Altınoluk
Acaba bu dünyada bir yerden çıktığında sonu Cennet'te bitecek bir yol var mıdır? Evet öyle bir yol vardır. Zorluğu kolaylığı ile, kimi zaman yağ gibi kayan bir asfalt, otoyol, kimi zaman patika, kimi zaman stabilize yollar vardır. Düşer kalkar insan ama, içindeki cennet iştiyakı, aşkı, tutkusu tükenmezse, nihayetinde onun kapısına var.....
Sayı: 255, Sayfa: 001
Cennet Yolculuğu - Ahmet Taşgetiren
Hayat bir yolculuktur. İnsan doğar ve bu yolculuğa başlar. Buraya gelip de kalan yoktur. Akıbet yola çıkar insan. Hayat yaşanır, yaşanır ve tükenir. Attığımız her adım, bizi bu hayatın sonuna doğru götürür. Asıl hayat ebediyyet âleminde yaşanacak olan hayattır. Bu dünyada yaşadığımız, o ebedi hayatın hazırlık dönemidir. İns.....
Sayı: 255, Sayfa: 003
Gel Ey Aşk! - Servet Yüksel
Pervaneler kanat vursun gel ey aşk ! Devran dönsün, zaman dursun gel ey aşk ! Lal olmuş dilleri söyletir misin ? Yalın ayak gezdirirsin cihanı, Gönüllere koyup hüznü, hicranı.. Bir kuru kamışı inletir misin ? Sevdiğinde fani olan o erler. Bir bakışa canı kurban ederler. .....
Sayı: 255, Sayfa: 005
Cennete Götüren Ameller - Dr. Murat Kaya
Şirk Koşmamak “Allah’a ortak koşmadan ölen cennete girer; Allah’a şirk koşarak ölen de cehennemi boylar” Müslim, Îmân 151 * * * Atâ İbni Ebî Rebâh’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Abdullah İbni Abbâs radıyallahu anhümâ bana: – Sana cennetlik b.....
Sayı: 255, Sayfa: 006
Cennete Giden Yol - Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz
İnsan Allah’tan gelip yine O’na giden bir yolcudur. Nitekim insanoğlunun atası Hz. Âdem cennette yaratılmış ve eşi Havvâ anamız ile oraya iskân edilmişti. Allah onları yerleştirirken: “Ey Âdem! Sen ve eşin berâberce cennete yerleşin; orada kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nîmetlerinden yiyin, sadece şu ağaca yak.....
Sayı: 255, Sayfa: 010
Nimet Külfet Dengesi - Ali Rıza Temel
Her şeyin bir bedeli vardır. Lütuf bile rıza ve sevgi karşılığı tecelli eder. Miras gibi, şans gibi emek sarf edilmeden elde edilen kazançların bedeli iyi veya kötü yolda harcanmaya bağlı olarak tahakkuk eder. İyi yolda harcamanın bedeli sevap, kötü yolda harcamanın bedeli günahtır. Herkes her şeyden hesap vermek durumundadır. “Sonra o .....
Sayı: 255, Sayfa: 012
Asrın Hamza’larına - Sebahaddin Tüzün
Hangi kuvvet çevirir, seni gittiğin yoldan, Hangi Rüstem devirir, el enseyle boynundan, Sen ki iki cihana, pehlivan yetiştirdin, Çağları, kıtaları, ucuca birleştirdin, Sen gürbüz çocuğusun, altın medeniyetin, Sen kurtuluş muştusu, oldun ademiyetin, Tarihin her deminde, geçilmeyen kalesin, Bedir, M.....
Sayı: 255, Sayfa: 014
Bir A4 Kağıdı Alın Önünüze... - Hak Dilaram
Bir A4 kâğıdı alın önünüze. Bembeyaz ve boş... Üzerinde hiçbir leke yok! Şimdi: Bir kalem ile tam orta yere sadece bir nokta koyun! Ve çekilin geriye bakın: Ne görüyorsunuz? Noktayı mı? Dikkatinizi nokta mı çekiyor? A4 kâğıdı ebadınca o beyazlık v.....
Sayı: 255, Sayfa: 015
Kat Sayımızı Arttırabiliyor muyuz? - Prof. Dr. Mustafa Nutku
Bu başlığın okuyanlarda ilk anda çağrışım yaptırabileceği manânın, sahip olduğumuz binanın kat sayısını veya maaşımızın yan ödeme katsayısını arttırmak vb olabileceğini tahmin ediyorum. Fakat kastettiğim manâ onlardan biri değil. Camiden çıkarken rastladığım bir arkadaşım, İstanbul Mecidiyeköy meydanında iç t.....
Sayı: 255, Sayfa: 016
Arzı Hâl - Nuri Kahraman
Hercâî duygularla heder ettim ömrümü Dosdoğru gitmesini bilemedim efendim Çağın kirlilikleri aradı buldu beni Döküldü üzerime silemedim efendim Her yerleri kapladı gürültü sanat diye Kendim ile baş başa kalamadım efendim Öylesine işledi tantana rûhumuza Kâlbimde sâkin köşe bul.....
Sayı: 255, Sayfa: 017
Tekasür (Çokluğun) Sanal Tahtı - Adem Şahin
Tv de 150 ye yakın kanal var. Radyoları da sayarsak 300 e yakın. Sulama kanalları tarlalara su akıtırken uydu kanalları ise “oluklar çift… birinden nur akar birinden kir…” sözü gereği zihinlere bir şeyler akıtıyorlar. Bu 300 tv ve radyo kanalının yarıdan fazlası müzik kanalı. Kim, hangi kanalın müşterisi? Yan komşumda iki.....
Sayı: 255, Sayfa: 018
Gönül İle - Dr. Rıfat Araz
Tahtın mı var, tacın mı var; Gizli, açık suçun mu var?.. Ölüm ile göçün mü var; Niye böyle daldın gönül?.. Var’ı varda derk eyledin; Her kaygıyı terk eyledin!.. Bir imânı berk eyledin; Bu deryâya saldın gönül!.......
Sayı: 255, Sayfa: 019
Endülüs’e Bir Seyahat ; Elhamra’nın Duvarında Hâlâ “Lâ Gâlibe İllallah” Yazılı... - Naif Özkul
Ramazan bayramının birinci günü İstanbul’dan Madrid havaalanına, oradan metro ile iç hatlar bölümüne giderek Grenada (Gırnata)’ya uçuyor, hava alanında İspanyol asıllı müslüman A. Hasip Bey tarafından karşılanıyoruz. Arapça’yı da güzel konuşan bu zat daha önce bir grup arkadaşıyla İstanbul’u ziyaret etmiş bulunuyor.....
Sayı: 255, Sayfa: 020
Allah (c.c) - Nuri Baş
Allah ismi özeldir, adların en güzeli, Bu isim tek O’nundur, ebedî ve ezeli. Hiçbir varlık bu adla kat’iyyen adlanamaz! O, Bâkîdir, fânîye aslâ isim olamaz! Bu yüce lâfız ile ismi hep yâd olunur, Bize bizden yakındır, hâzır, nâzır bulunur. Kâinâtı yaratan, yaşatan ve yöneten.....
Sayı: 255, Sayfa: 022
Üzülme Alışkanlığını Nasıl Bırakabiliriz? - A. Yasin Demirci
Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir duygudur. İçimize bir defa yerleşti mi bütün zihnimiz artık onunla meşgul olur. Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım, “ben bu alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim” diyebilme inancına sahip olmaktır. Bir şeyi yapabileceğinize inanırsanız o şeyi gerçekten yap.....
Sayı: 255, Sayfa: 023
Hz. Peygamber’i Sevmek - Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan
Mişkâtü’l-Mesâbîh’in Menâkıb bölümünde Ebu Hüreyre radıyallahu anh’ten rivayet edilen 6284 numaralı hadiste Resûlullah sallallaha aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur: &.....
Sayı: 255, Sayfa: 024
Dört Merhale - İdris Arpat
“İnsanın Allah (c.c) karşısındaki konumu, dünyâdaki vazîfeleri sıralanırken iman başta gelir. İlim ikinci sırada, amel üçüncü sırada gelir. Son merhale sevgidir, aşktır” diye düşünüyorum. İslâm’ın tamamını bir ağaca benzetecek olursak; îman ağacın kökleri, amel (tekmil vezifeler) gövde ve dalları, sevgi ve aşk.....
Sayı: 255, Sayfa: 026
İyilik etmede, kötülükten sakınmada ; Yardımlaşma - Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir
“Mü’minler kardeştir” (Hucurât 49/10). “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirinin dostu ve yardımcısıdır” (Tevbe 9/71). “Kalplerimizi kaynaştıran” Rabbimiz bize böyle buyuruyor… Bizim kardeş olduğumuzu hatır.....
Sayı: 255, Sayfa: 028
Allah’ı Görür Gibi Kulluk - M. Sâmi Ramazanoğlu
Hadis-i şerifte buyurulur: • «Siz (ey millet!) ne halde bulunursanız, başınıza da öyle idare eden adamlar geçirilir.» (Deylemî) Hükûmetler ictimâî bünyelerden doğarlar. Bünye yani millet ne kadar iyi ve sağlam olursa onun hükûmeti de öyle olur. Bünyeyi ihmal edip de he.....
Sayı: 255, Sayfa: 030
Sevmek - Sâdık Dânâ
Resûl-ü Ekrem efendimiz buyurdular: (Ebu Hureyre radıyallahu anh’den) – “Arş-i Âzam’ın etrafında nûrdan kürsüler vardır. Bu kürsülere öyle kimseler oturacak ki, elbiseleri ve yüzleri nûr gibi parlayacakdır. Bunlar peygamber de değil şehidler de değillerdir. Fakat peygamberler ve şehidler onlara gıbta edecektir.&.....
Sayı: 255, Sayfa: 031
Hulefâ-i Râşidîn’den Hayat Düsturları–4 Hazret-i Ali-radıyallahu anh- (656-661) - Osman Nûri Topbaş
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, kimseye nasîb olmamış bir mazhariyetle, Kâbe-i Muazzama içinde dünyaya geldi.1 Ailesi kalabalık olduğundan, Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-onu himâyesine aldı. Beş yaşından itibâren Peygamber Efendimiz’in terbiyesi altında yetişti. Bu yüzden câhiliye döneminin kötü âdetleri ona hiç bul.....
Sayı: 255, Sayfa: 032
Mevlânâ ve Renksizlik - Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu
Bu yazımızda, literatürde Mevlânâ’nın pek işlenmemiş, anlatılmamış çok zâtî bir yönüne işaret etmek istiyoruz. Konunun derin inceliklerle örülü felsefî bir yapıyı içinde bulundurması, onu anlama ve anlatma/anlatabilme yönüyle oldukça karmaşık hâle getirmektedir. Mevlânâ ve onun renksizliğinin bir yönünü açığa çıkaran Eflâkî’.....
Sayı: 255, Sayfa: 038
Mesnevî’den Bir Hikâye Sultanın Kuşu - Harun Kırkıl
Söz, sözün ve gönüllerin sultânı Mevlânâ’nın: Eski zamanlarda yaşamış bir padişahın çok sevdiği bir doğanı vardı. Bir gün doğan saraydaki hayattan sıkılıp, daha özgür yaşayabilmek için saraydan kaçtı. Epey müddet gökyüzünde uçup bir dağın eteklerinde kurulmuş güzel bir köy görünce, oraya doğru süzüldü. İçinden de: “İşte özg.....
Sayı: 255, Sayfa: 040
Benim İnşikakım - Ayşegül Genç
Kapındayım Bilirim iki kere çaldım bu son hakkım Ateş üstünde etten bir çömlekte Pişmek bilmez bir avuç kırıntıyım Ab-ı hayat dökülürken parmaklarından Sina’ya mı özenir de kuruyup çatlar sadrım Aldığını ziyan eden dibi delik bir kabım Güğümlerle gülsuyu dökülse .....
Sayı: 255, Sayfa: 041
Af Yolunu Tut - Cafer Durmuş
Kur’ân-ı Kerim’de bazı ayetlerin manası özün özü diyecek kadar muhtasar, mesajı herkesin anlayacağı netlikte açıktır. Bir insan onu alıp uygulasa, hayatı gerçek manasını bulacak. O düsturu topluma taşısa, insanlar İslam’ın diriltici soluğuyla yeniden buluşacak… A’râf sûresi 199. ayeti bunlardan biri: (Rasûlüm!) S.....
Sayı: 255, Sayfa: 042
Şili’den İspanya’ya, Pakistan’a, Türkiye’ye, ya da... Gonzales’ten Yakub’a... - S. Özcan
Cenâb-ı Hak insanı, kainatı ve kendini sorgulayacak özellikte yaratmış. Nereden geldim? Niçin geldim? Ne olacağım?.. Bu soruları kendine sormaya başlayan kişi, mutlaka sonunda Sahibine, Yaradanına ulaşır. Zira Rabbimizin bahşettiği en değerli nimet olan akıl, ait olduğu kişiye kendini tanımayı emreder. Tanıdıkça, araştırdıkça yüc.....
Sayı: 255, Sayfa: 044
Chatleşme Sınırları Nedir? - Prof. Dr. Hamdi Döndüren
Soru: “Sanal alemde bayanların mahremi olmayan baylarla yazışmaları hakkında fıkhi hüküm nedir? Yazışma yapabilirler mi? Bunun sınırı nedir?” Cevap: Bir bayanın iş, meslek ve öğrencilik gibi günlük mutat gereklerin dışında yabancı bir erkekle, ancak normal evlilik amaçlı görüşmesi söz konusu olabilir. B.....
Sayı: 255, Sayfa: 047
İstanbul Kuşatmaları - İbrahim Koç
“İstanbul mutlaka fethedilecektir, onu fetheden emîr ne güzel emir ve onu fetheden asker ne güzel askerdir” 1 İstanbul, tarihî zenginlik ve tabiî güzelliklerle Mevlâ’nın süslediği büyüleyici ve tılsımlı bir şehir, nazlı bir dilber. “Asırlar boyu hükümdarların, hâkanların ordularla üzerine yür.....
Sayı: 255, Sayfa: 048
Üstad Ali Ulvi Kurucu Hatıralar 1-2 - Halil İbrahim Kurucan
2002 yılında kaybettiğimiz Rahmetli Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi örneğine az rastlanan kemal ehli, abide şahsiyetlerden birisiydi. O sadece bir ilim adamı değildi. O aynı zamanda şair, hat ve musiki dostu, Mescid-i Nebevi’de kütüphaneci, İslam dünyasının ileri gelen alimlerini tanıyan bir merkez insan ve en önemlisi Peygamber (s.a) aş.....
Sayı: 255, Sayfa: 050
Hükümran! - Hümeyra Ezergül
2002 yazının en sıcak günlerini yaşıyorduk. Birden bulutlar gelip güneşi perdelemiş, günlerdir oturmuş olan boğucu sıcaklar yerini rüzgara bırakmıştı. Esen rüzgar sayesinde bahçelerdeki ağaçlar dalgalanan saçlar gibi savruluyor, havanın rengi git gide koyulaşıyordu. “Allah O’dur ki, rüzgarları .....
Sayı: 255, Sayfa: 052
İki Velinin Gözlemi - Mehmet Coşar
Birinci Veli: Niyazi-î Mısrî olup 1618-1694 yıllarında yaşamış ünlü tasavvuf şairlerimizdendir. Malatya’da doğmuştur. Öğreniminin büyük kısmını Mısır’da tamamladığı için Mısrî adıyla ünlenmiştir. Aruzla yazdıklarında Fuzuli, hece ile yazdıklarında Yunus Emre’nin etkisinde kaldığı söylenmektedir. Öğretici tasavvuf şiirler.....
Sayı: 255, Sayfa: 055
Barzani Neyi Oynuyor? - Beytullah Demircioğlu
Bağdat’ta, güneyin büyük bir bölümünde yaşayan Iraklılar için onlarca hatta yüzlerce insanı katleden bombalı bir güne uyanmak olağan bir durum haline gelmiştir artık. Cehennemi ortamı yaşamak günlük hayatın bir parçasıdır adeta. Nispeten sükûneti yaşayan Kuzey Irak’ta ise öyle bir saatli bomba tı.....
Sayı: 255, Sayfa: 056
Niçin Hasta Oluruz? - Dr. Ali Akben
Sağlık kaybedildiği zaman değeri daha iyi bilinen önemli bir hazinemizdir. Her hazinenin zekatı olduğu gibi bu kıymetli hazinenin de bir zekatı vardır. Dünya sağlık örgütünün hastalık tanımlamasını kısaca hatırlayalım: Hastalık bedenen ruhen ve zihinsel olarak iyilik halinin bozulması olarak tanımlanmakta. Bu tanımlamaya göre sağlıklı .....
Sayı: 255, Sayfa: 059
Sa’d İbni Ebî Vakkas’ın Kızı Aişe Binti Sa’d (radıyallahu anhâ) - Mustafa Eriş
Aişe binti Sa’d radıyallahu anhâ müslüman bir ailede büyüyen, süs takmayı seven genç bir hanımefendi... Babası meşhur sahâbî Sa’d İbni Vakkas radıyallahu anh’dır. Cennetlikle müjdelenen on sahâbiden biri... Annesi, Zeynep binti Hâris’tir. Aişe binti Sa’d küçük yaşlarından itibaren Resûlullah.....
Sayı: 255, Sayfa: 060