> 2014 > Kasım - İnsanlık İçin 'Hayırlı Ümmet Olun' > Öğretmenin Seçtiği Kelimeler
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Öğretmenin Seçtiği Kelimeler
Selim Aydın
2014 - Kasım, Sayı: 345, Sayfa: 062

“Görmez misin ki Allah nasıl bir misal getirdi? Güzel bir kelime, kökü yerde sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. O ağaç Rabbinin izniyle daima meyve verir. İşte Allah öğüt alsınlar diye insanlara böyle misaller getirir.” (İbrahim, 24-25)

Rabbimizin Kur’an’da, kelimenin güzeli ile ilgili beyanı bu...

Kulluk ve insanlık bir anlamda kelimelerle başlar, kelimelerle devam eder ve kelimelerle sona erer. Zira insan kelimelerle yaratıcısına iman ve ibadet eder; yine insan başka insanlarla kelimelerle iletişim kurar ve ülfet eder. Diğer taraftan insan, kelimelerle yaratıcısını ve yarattıklarını üzer... Ağızdan çıkan nice kelimeler, hançer misâli nice gönülleri yaralar. Kelimeler vardır insanı yaratıcısına ve yarattıklarına yaklaştırır, kelimeler vardır insanı yaratıcısından ve yarattıklarından uzaklaştırır.

Cemil Meriç merhum, kelime ile ilgili şunları söylemiş:

“Kelime ormanda uyuyan dilber; şâir, uzaklardan gelen şehzade. Öyle seveceksin ki kelimeleri, sana yetecekler. Senin yıldızların kelimeler, söyle raksetsinler, alev saçlarıyla sonsuz bahçesinde hayâllerinin. Kelimeler benim sudaki gölgem, okşayamam onları, öpemem. Bir davet olarak güzel kelime ve duâlarda muhterem. Gönülden gönüle köprü, asırdan asıra merdiven. Kelime, kendimi seyrettiğim dere. Kelime sonsuz. Kelime adem. Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir akşam. Nereden gelirler bilinmez. Kâh çığlık çığlığadırlar, kâh sesleri işitilmez… Çiçeğe benzer kelimeler; turuncu, erguvan, beyaz. Bir rüzgâr sürükler hepsini. Bulutlara güven olmaz. Senin türben kelimeler. Yuvarlanırken tırnaklarını kâğıda geçirmek istiyorsan; kâğıda, yani ebediyete...”

Dile hâkimiyeti şairliği kadar meşhur olan, merhum Necip Fazıl’ın da “Bana sekiz kelime verin, size altmış dört cümle kurayım” dediği rivayet edilir.

Öğretmen olacak veya hâlihazırda öğretmen olarak çalışan kişiler de mensup olduğu medeniyetin diline ait kelimelere Cemil Meriç gibi bakmaya, mensup olduğu medeniyetin diline ait kelimelere Necip Fazıl gibi vakıf olmaya çalışmalıdır.

Kuşkusuz her insan, dünya ve ahiret saadeti için konuşurken seçtiği kelimelere dikkat etmelidir. Ancak yetişen yeni nesillere şekil vermede en büyük etki sahibi olan öğretmenlerin, bu husustaki sorumluluğu çok daha fazladır. Bunun için:

– Öğretmenin seçtiği kelimeler, doğru ve güzel olmalı... Huzura vesile olmalı, rikkate yol açmalı, şevk vermeli, hakikati işaret etmeli... – Öğretmenin seçtiği kelimeler, öğrencilerini yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten, rüzgâra ve akıntıya kapılmadan korumalı... – Öğretmenin seçtiği kelimeler, hizmetten, hürmetten, merhametten müteşekkil olmalı... – Öğretmenin seçtiği kelimeler, kalpleri yumuşatmalı, öğrencinin derdine derman olmalı... – Öğretmenin seçtiği kelimeler, iki dünya saadetine götürecek izler taşımalı…

Öğretmenin üstün meziyetlerini değil de noksanlarını arayan, kendi hatalarından başkalarını sorumlu tutan, sorumsuz bir neslin giderek arttığı; öğrenci velilerin de giderek daha çok çocuklarının tarafını tutmaya, onları sağlıksız bir biçimde korumaya ve savunmaya başladığı böyle bir zamanda, öğretmenlik mesleğini bihakkın ifa edebilmek çok zor. Ancak tüm zorluklarına rağmen, Peygamber mesleği olan bu mesleği Peygamber üslubu ve beyanı ile yerine getirebilmek de ebedi kurtuluşa vesile olacaktır.