Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Aziz okuyucu
Altınoluk
2014 - Kasım, Sayı: 345, Sayfa: 001

Ümmet coğrafyasının en sancılı zamanlarından birini yaşıyoruz. Ve ümmetin darmadağınıklık içinde birbirini vurmaya yönlendirildiği günleri.

Ümmetin bu acılı – sancılı, dertli, paramparça olmuş günlerinin, insanlığın Muhammed Ümmeti’ne en fazla ihtiyaç duyduğu, onun sesini, izini, yolunu hasretle gözlediği, beklediği bir zamana denk gelmesi apayrı bir insani problemi oluşturuyor.

“Nerdesin ey İslam ümmeti?”

Kıta kıta bu ses yükseliyor insanlıktan?

Farkında veya değil.

Böylesine bunalımlar içindeyken çağırmaz mı, Rabbani mesajın sahibini insanlık?

Peygamberler böyle zamanlarda geldiler ve insanlığın elinden tutup, yeniden insanlığı öğrettiler Adem oğluna.

Son Peygamber, emanetini ümmetine bırakarak göçtü bu dünyadan.

İzi kıyamete kadar kalacaktı.

İnsanlığa Rabbinden getirdiği mesaj kıyamete kadar kalacaktı.

Ama ona bir sahip çıkan, onu insanlığa bütün zamanlarda sunacak olan bir önderlik gerekiyordu.

Ümmet!

Öncü topluluk. Önder topluluk. Bir ana kütle. Anne şefkatiyle donatılmış bir insan kümesi. İnsanlığa kol kanat gerecek bir yapı. İnsanlık için çıkarılmış bir ümmet.

Allah Teala, “İçinizden bir ümmet - öncü topluluk çıksın, buyurdu, hayra, insanlık için iyilikler ne demekse onun bütününe çağırsın, iyiliği emretsin, tavsiye etsin, kötülüklerin önünde engel olsun... İnsanlığa kötülük yapılmasına fırsat vermesin. Kurtuluş buradadır.” buyurdu.

Rasulullah her fani gibi terkedecekti bu dünyayı, ama izinde oluşan ümmet akışı, O’nun misyonunu kıyamete kadar devam ettirecekti.

Hayırlı bir ümmet!

Güzel bir insani önderlik.

Halik Teala, böyle bir misyonla donatıyordu Muhammed ümmetini.

Rasulullah (s.a.v.) yaşasaydı, kıta kıta O’nun güzelliği, insanlık kriteri, muazzez şahsiyeti taşınacaktı insanlığa.

O’nun faniliği ile son bulmadı taşıdığı emanet, ümmetin omuzlarına yüklendi, tek tek her Müslümanın omuzlarına ve bir bütün halinde İslam ümmetinin omuzlarına.

İki şey bekleniyor ümmetten:

Bir: Rasulullah’ın muazzez, nezih hayatını herkesin kendi kişiliğinde temessül etmesi.

İki: Üstlendiği emaneti bütün insanlığa ve bütün zamanlara taşımak.

Rasulullah da bunu yaptı:

Bizzat kendisi İslam’ı en güzel biçimde yaşadı ve kulluk bilincini ulaşabildiği bütün yüreklere taşıdı.

Zaman, ümmet olarak yeniden muhasebe yapma zamanıdır: Ümmet bilincinin neresindeyiz? Rasulullah’ın ümmeti olma liyakatinin neresindeyiz? Çağın ve insanlığın bütün varlığı ile beklediği Rabbani önderlik kıvamının neresindeyiz?

Bir muhasebe.

Bu sayımız Kur’an’da çizilen “Hayırlı ümmet” çerçevesi etrafında bir muhasebeyi gündemimize getiriyor.

Ulaştığımız yüreklerde bir ürperme, bir titreme, bir sarsılma, bir hamle duygusu uyandırabilirsek ne mutlu bize.

Kasım ayı içerisinde İstanbul, Konya, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Ankara ve Eskişehir’de, Erkam Radyo ile birlikte “Hayırlı ümmet” gündemi ile toplantılar gerçekleştireceğiz. Zengin bir muhtevası olacak. Altınoluk dostlarıyla buluşmaktan büyük mutluluk duyacağız.

Sizleri Altınoluk’la başbaşa bırakıyor, saygılar sunuyoruz. Allah’a emanet olunuz.