> 2014 > Eylül - Türkiye'nin Gençlik Sınavı > Peygamberimizden Hayatî Ölçüler
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Peygamberimizden Hayatî Ölçüler
M. Sâmi Ramazanoğlu
2014 - Eylül, Sayı: 343, Sayfa: 030

Hâlid bin Velid (r.a.) rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte şöyle diyor:

Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz’e bir adam gelerek:

– Ya Rasûlallah! Sizden hem dünya hem de âhirette kâfî gelecek, beni müstağnî kılacak bazı şeyler istirham edeceğim, dedi.

Ve Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) de:

İste ne arzu ediyorsan, buyurdular ve aralarında şu muhâvere cereyan etti:

– İnsanların en âlimi olmak istiyorum.

Allah’tan kork, insanların en âlimi olursun.

– İnsanların en zengini olmak istiyorum.

Kanâat et, insanların en zengini olursun.

– İnsanların en hayırlısı olmak istiyorum.

İnsanlara faydalı olan kimse onların en hayırlısıdır.

– İnsanların en âdili olmak istiyorum.

Şu halde kendin için arzuladığını insanlar için de arzula.

– İnsanların en hâssı olmak istiyorum.

Allah’ı çok zikret, onların hâssı olursun.

– Muhsinlerden olmak istiyorum.

Şu halde ahlâkını güzelleştir, îmânın kemâle ersin.

– İtaatkârlardan olmak istiyorum.

Allâh’ın farz kıldığı şeyleri yerine getir, mûtî olursun.

– Allâh’ın rızâsına mazhâr olmak istiyorum.

Kendine ve Allâh’ın mahlûkatına karşı merhametli ol.

– İnsanların en kuvvetlisi olmak istiyorum.

Allâh’a dayan ve ona tevekkül et; insanların en kuvvetlisi olursun.

– Duâmın kabûl olmasını istiyorum.

Harâmdan ictinâb et.

– Allâh’ın insanlar arasında beni rüsvây etmemesini istiyorum.

İnsanlar arasında rüsvây olmamak için dilini ve tenasül uzvunu muhâfaza et, buyurmuşlardır. Bir rivâyette; nâmusunu ve kötü huylarını düzelt, buyurmuşlardır. (Kurtubî)

*

Hadîs-i şerîfte varîd olmuştur ki:

Cenâb-ı Allah, kıyâmet gününde mahlûkatı topladığında bir münâdî şöyle seslenir:

– Karşılıksız iyilik yapanlar nerede?

İnsanlardan bir cemâat kalkar, süratle cennete doğru yürür ve melekler onlara yetişip şöyle derler:

– Biz sizin süratle cennete koştuğunuzu görüyoruz, siz kimsiniz? Onlar da derler ki:

– Karşılıksız iyilik yapanlarız. Meleler tekrar:

– Sizin karşılıksız iyi davranışlarınız nelerdir, diye sorarlar. Onlar da:

– Biz zulme uğradığımızda sabrettik, bize bir kötülüğü dokunanı afvettik, derler. Onlara:

– Giriniz cennete, denilir. Böyle hareket edenlere ne mutlu!..

Sonra bir münâdî daha:

– Sabır ehli nerede, der. Ve yine bir cemaat kalkar, süratle cennete doğru yürürler. Melekler onlara da yetişir ve:

– Sizin süratle cennete gittiğinizi görüyoruz. Siz kimsiniz, diye sorarlar. Onlar da:

– Biz, ehl-i sabırız,derler. Melekler tekrar:

– Sizin sabrınız neye karşıdır, derler. Onlar da:

– Biz Allâh’a tâat hususunda sabrederiz, yine biz Allâh’a isyandan kaçınmada sabırlıyız. Onlara denilir ki:

– Girin cennete!

Ramazanoğlu Mahmud Sâmi, Musâhabe- 6;  s. 40-45