Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Olgun Mümin
Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan
2014 - Ağustos, Sayı: 342, Sayfa: 016
Aşağıdaki gibi kırk cümleden oluşan olgun mü’min tanımlamasını hedefleyen bir listeyi karşımıza koyup -Ramazan’dan yeni çıkmışken-  kendi Müslümanlığımızı -artı, eksi işaretlemelerle- test etsek, nasıl bir sonuçla karşılaşırız acaba? Öyle sanıyorum böylesi bir durum, birçoğumuzun haklı olarak merakını celbeden bir konudur. Aşağıdaki liste, kendimizden yana davranma (sübjektivite) riskine rağmen, denemek isteyecek okuyucular için hazırlanmıştır.

1. “Olgun mü’min”, Allah’ın emrettiği, Hz. Peygam­ber’in yetiştirmek için gayret ettiği ve Müslüman toplumun sahip olmak istediği insan tipidir.

2. Olgun mü’min, gönül evinde iyi niyetli olabilendir.

3. Olgun mü’min, bütün işlerini iyi niyetle, Allah için yapabilen Müslümandır.

4. Olgun mü’min, derin bir sorumluluk duygusu ve bilinci içinde yaşamayı ilke edinen ve bunu başarmak için içtenlikle didinen kişidir.

5. Olgun mü’min, düşünceleri, duyguları ve davranışlarıyla Hz. Peygamber’in öğretilerine tam bir teslimiyet içinde olan Müslümandır.

6. Olgun mü’min salt kişisel kanaatlerle hareket edilmesi halinde büyük felâketlerin kaçınılmaz olabileceğini; Kitap ve Sünnet’e uyulması yani vahyi önceleyen bir düşünce ile hareket edilmesi halinde ise bu tür felâketlerden uzak kalınacağını bilen bir inanç adamıdır. 7. Olgun mü’min, Sünnet’e bağlı yaşayan, Sünnet’e göre Müslüman olandır. 8. “Olgun mü’min olmanın sıhhat şartı Sünnet’tir

9. Dindarlık sanarak hurâfe ve bâtıl inanışlara sarılmak, halkımızın ifadesiyle, yanlış kapı çalmak ve aldanmaktır. Bu sebeple olgun mü’min, bid’at ve hurafeden uzak bir anlayış ve hayatın sahibidir.

10. Bütün düşmanlara ve düşmanca yaklaşımlara kahredici cevap, daha olgun mü’min olmaya çalışmakla verilir.  Olgun mü’min, işte bu cihadı yürütme gayreti içinde olan kişidir

11. Olgun mü’min için maddeten ve manen ilerlemenin ve iyileşmenin amelden ve kulluktan başka geçerli bir yolu yoktur.

12. Olgun mü’min, Rab olarak Allah’tan, Din olarak İslâm’dan, peygamber olarak Muhammed’den razı olan ve bu rıza/yetinme çerçevesine sahip çıkabilen, sâdık kalabilendir.

13. Olgun mü’min, “Hepiniz Allah’a giden doğru yolu tutun, O’ndan bağışlanmak dileyin... âyetindeki istikamet/dürüstlük çağrısına uyabilendir.. 14. Olgun mü’min, üstün ahlâklı olandır. Ahlâksızın iyiliği, Müslüman da olsa, büyük bir yalandır.

15. Dünya ve âhiretin mutluluğu, gününü gün et­mekle değil, gününü mümkün olduğunca İslâm ile değerlendirmekle elde edilebilir. Olgun mü’min işte bunu gerçekleştirebilendir.

16. Olgun mü’min, bütün Müslümanları kucaklayan bir gönül duyarlılığına sahip olandır.

17. Olgun mü’min paylaşımcı ve verimli olmayı becerebilen kişidir.

18. Olgun mü’min, öteki Müslümanlara eliyle ve diliyle zarar vermemeyi genel tavır olarak benimseyen ve bunu sürdürmeye çalışan kişidir.

19. Olgun mü’min özellikle diline ve beline sahip çıkabilen kişidir.

20. Olgun mü’min, tüm Müslümanları kardeş bilen kişidir.

21. Olgun mü’min, din kardeşliğini önceleme fikrine ve uygulamasına sahip çıkan müslümandır. 22. Olgun mü’min, soy-sopunu/nesebini öne çıkaran değil, âhiretteki hesapta işe yarayacak olan amelin peşinde olandır. 23. Olgun mü’min, gerçeğin olduğu gibi ortaya konulması, savunulması ve yaygınlaştırılması için çalışan ve bunun bir bedeli olacaksa onu da üstlenmekten kaçınmayan kişidir. 24. Olgun mü’min, hak yanlısı olarak hayatını sürdürmeyi günün cihadı bilen kişidir.

25. Olgun mü’min bir yılan deliğinden iki kere ısırılmaz.

26. Olgun mü’min, “içine sinmeyen” veya “içinin ısınmadığı” konulardan uzak kalmasını becerebilen kişidir.

27. Olgun mü’min, iyileri dost edinen ve iyilere dost olan kimsedir.

28. Olgun mü’min, tanrı selâmını kimseden esirgemeyen Müslümandır.

29. Olgun mü’min boş şeylerle ne söz, ne fiil ne de fikir olarak vakit geçirmeyen kişidir.

30. Olgun mü’minin imanı gibi korku ve ümidi de asil, köklü ve süreklidir. 31. Olgun mü’min, buhranlı zamanların, büyük mefkûreler için en uygun yayılma anları olduğunu bilen ve ümitsizliğe düşmeyen kişidir. 32. Olgun mü’min, daima kendi olarak kendinden beklenenleri yerine getirmenin, kendi eksiğini tamamlamanın peşindedir.

33. Olgun mü’min laf ile avunmaz, yaptıklarıyla iyiliğini ortaya koyar. “Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz.”

34. Olgun mü’min, Allah katında ve toplum nezdinde itibar ve saygınlığını dünyaya ve insanların imkânlarına karşı -olabildiğince- gözü ve gönlü tok davranan kimsedir.

35. Olgun mü’min, kendi hatâsını derhal düzeltmek için gayret gösteren kişidir.

36. Olgun mü’min. hiç hatâ etmeyen veya kendi hatâsını küçük gören değil, işlediği büyük-küçük hatâyı affettirmesini bilen, günahlarından temizlenendir.

37. İyiler elbette nimet içindedirler. Koltukları üzerinde oturup bakarlar. Yüzlerinden nimetin sevinç ve parıltısını sezersin. Onlara, mühürlü, halis bir şaraptan içirilir ki sonu misktir. (İçildikten sonra misk gibi kokar) İşte yarışanlar bunun için yarışsınlar!”2

Böyle bir yarışta kazanmak ve böylesi bir sonuca ulaşmak için olgun birer mü’min olmaktan başka çaremizin olmadığı açıktır.

38. Olgun mü’min iyiliği fert planından müessese/kurum planına, hatta toplum planına çıkarmaya çalışan kişidir.

39. Olgun mü’min, sorumluluğunda rakamla ifade edile­bi­lecek bir taban-tavan sınırı bulunmadığını bilen kişidir.

40. Olgun mü’min, Müslümanlığa göre Müslüman olandır.

Dipnotlar: 1) Fussilet (41), 6, 2) el-Mutafifin (83), 22-26