> 2014 > Temmuz - Tasavvufta Şer'i Hassasiyet > Mustafa Erbil Efendi'nin “Erbilî” Şiiri
Tasavvufta Şer'i Hassasiyet
341.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Mustafa Erbil Efendi'nin “Erbilî” Şiiri
Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu
2014 - Temmuz, Sayı: 341, Sayfa: 047

Ankarada uzun yıllar manevî görevli olarak vazife yapan gönül insanı Mustafa Erbil Efendi 1972’de ahirete intikal etmişti. O ilk dersini bizzat Es’ad-ı Erbilî Hazretlerinden (ks.) almıştı. O’nu çok sevdiği için 1936’daki soyadı kanunu çıktığında kendine, ERBİL’i soyadı olarak seçmişti.

Mustafa Erbil Efendi 4 Mart 1931’den sonra Yusuf’undan ayrı düşmüş Yakub misali ömür boyu yanmıştı. Bu firak duygusunun suzinak haleti içerisinde 65 sene önce kalemi eline alır ve ona olan sevgisini şiirleştirir. (1949-Ankara)

Es’ad Erbilî (ks.)

Yirmi yedi yaşında giydi vilâyet tâcı

Beyti ziyâret edip der akab oldu hâcı

Resuller Resûlünün (s.) verdiği hüccet ile

Genç yaşında olmuştu evliyâlar sertacı

Sultan-ı enbiyadan aldığı bir emirle

Bağdad’a seyahatle etti gönül mirâcı

Manevî izin verdi Gavs-i Azam Geylânî (ks.)

Yakmaya mezun oldu gönüllerde sirâcı

Ekmeliyetle odur mazhar-ı nur-ı Nebi (s.)

Vasılîne gavs olan el-Hac Es’ad Erbilî (ks.)

Seyahâta ber devam, geldi şehr-i İstanbul’a

Görünmedi gözüne ne evlad ne sıla

Hürmet etti zatına, cevheri bilen cânlar

Ruhlara hitab erdi oldu mânevî salâ

Kelâmî Dergâhı’na attı himmetli postu

Postunda otururken verdi kalplere cilâ

Yollarını azıtmış nice şakîler geldi

Manevî himmet ile yüz tuttular salâha

Ekmeliyette O’dur mazhar-ı nûr-ı Nebi

Vasılîne gavs olan el-Hac Es’ad Erbilî (ks.)

Yaktı tevhid nurunu, sönmeyen bir meş’ale

Kem gönüller feyz alır, girsin bâbına hele

Taliplerin kalbinde yandırdı Hak aşkını

Himmet ile istidâd vermiştir cümle dile

Nisyânından bunalan âsîlerin melcei

Hak-i Pâye yüz sürdü nice âlimler bile

Cehaletten daralmış şaşırmıştım yolumu

Merhametle istidad tohumu attı dile

Evleviyette O’dur mazhar-ı nûr-ı Nebi

Vasılîne gavs olan el-Hac Es’ad Erbilî (ks.)

Çorak kıraç kalplere hayat verdi himmeti

Tebdil etti himmetle matlubu çok zimmeti

Hem niceler huzura geldiler gayet mariz

Şifâlar bahşedince bildiler bu devleti

Nakletti dergahını çün Erenler Köyüne

Bilmeyenler bilmeye başladı bu nimeti

Azıtmıştım külliyyen dolaşırken bigâne

Allah’ım (c.) nasip etti kemtere bu nimeti

Mahfuzdur levh-i ezel hüccetle namı velî

Vasılîne gavs olan el-Hac Es’ad Erbilî (ks.)

Yandırdığı meş’ale yandı cân ve cânlarda

Mübârek nâmı, elbet anılır her yanlarda

Başım dara gelirse gündüz ve geceler

İlticâgâhım sensin sıkıştığım anlarda

Sevgisi gönüllere bir sel gibi akıyor

Akmakta ber devamdır tehlikeli zamanda

Noksânımı anlamak şöylece nasibim oldu

Manevî huzurlarına girdiğim evânda

Evleviyette O’dur mazhar-ı nûr-ı Nebi

Vasılîne gavs olan el-Hac Es’ad Erbilî (ks.)

Her gönülde mezârın nur içinde kazılmış

Mübârek ismin şeksiz sinelerde yazılmış

Toprağa gömülür mü âriflere kutb olan

Ulu’l-ebrârlar içinde bu keyfiyet sezilmiş

Hatta Gavsu’l-vasılîn künyenle okunmakta

Kudret eliyle bunlar tâ ezelden yazılmış

Sana hayran olan uşşak-ı safa içinde

Hikmet bu ya, ERBİL de fedâî yazılmış

Ekmeliyette O’dur mazhar-ı nûr-ı Nebi

Vasılîne gavs olan el-Hac Es’ad Erbilî (ks.)1

Dipnot: 1) Ethem Cebecioğlu, Mustafa Erbil (ks), ss. 195-7.