> 2014 > Haziran - "Büyük Kurtuluş" Planı > Berat Gecesi Vesilesiyle Kur'an-ı Kerim'de Büyük Kurtuluş
"Büyük Kurtuluş" Planı
340.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Berat Gecesi Vesilesiyle Kur'an-ı Kerim'de Büyük Kurtuluş
Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan
2014 - Haziran, Sayı: 340, Sayfa: 006

Dünya denilen kulluk sahnesinde denenmekte olan insanların, açıkça dillendirmeseler de saadet-i dâreyn’e yani iki dünya mutluluğuna ermek en büyük arzuları ve beklentileridir.

Büyük arzu ve hedeflerin tabii sonucu olarak, istenen hedeflere ulaşamamak, beklentilere kavuşamamak da en büyük endişe ve korku konusudur.

Hiç kuşkusuz bu iki gerçek, âhiret inancı ve hesaba çekilme kaygısı sahipleri için geçerlidir. “Benim vatanım bu dünyadan ibarettir” diyenler için, -eğer gerçekten dedikleri gibi inanıyorlarsa- âhirete yönelik bir endişe ve beklenti söz konusu değildir. Onlar inkârlarının kaçınılmaz karşılığı ile baş başadırlar.

O halde mes’ele, bu dünyada kulluk sınavında olduğunun bilincinde olan mü’minlerin yani Allah kullarının meselesidir.

Amel dünyasında başarı, hesap dünyasında kurtuluş demek olmakla beraber, bunun kademeleri, çeşitleri, çerçevesi ve nihaî boyutu yine de büyük bir merak konusudur. “Benim böyle bir merakım yok” diyebilecek bilinçli bir Müslümanın bulunması düşünülemez.

Başımızdaki sınavın ilk aşaması, iman ile son nefesini teslim edip hüsn-i hâtime bahtiyarlığı içinde âhirete intikal etmek, ikinci aşaması ise orada fevz-i azîm’e, büyük kurtuluşa erebilmektir.

Hicri 1435 yılı Şaban ayı Berat Kandili vesilesiyle özelde okuyucularımız, genelde tüm din ve iman kardeşlerimiz için Hüsn-i hâtime ve fevz-i azîm dileklerimiz eşliğinde, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerîm’deki büyük kurtuluş konusuna yönelik âyet-i celîleleri topluca hatırlayıp bilgi ve ümitlerimizi yenileyelim istedik.

1. Allah’ın rızası

Hem en büyük nimet, hem en büyük kurtuluş, hem en büyük mutluluk yüce Rabbimizin bizden razı olmasıdır. Bu gerçeği şu âyet-i kerimelerden öğrenmekteyiz:

وَعَدَ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ وَرِضْوَانٌ مِنْ اللَّهِ أَكْبَرُ ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Allah mümin erkek ve mü’min kadınlara, içinden ırmaklar akan ve ebediyyen kalacakları Cennetler ve Adn cennetlerinde hoş meskenler vadetmiştir. Allah’ın hoşnutluğu ise hepsinden daha büyüktür. Asıl büyük kurtuluş işte budur.”1

قَالَ اللَّهُ هَذَا يَوْمُ يَنفَعُ الصَّادِقِينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Allah buyurur ki: Bugün doğruluktan ayrılmayanlara doğruluklarının fayda verdiği gündür. Onlara içinde ırmaklar akan Cennetler verilecek, bir daha çıkmamak üzere orada temelli kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. En büyük kurtuluş/bahtiyarlık işte budur.”2

2. Allah’ın rahmetine/lütfuna kavuşmak

فَاَمَّا الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِي رَحْمَتِهِ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْمُبِينُ

“İman edip sâlih ameller yapanları, Rableri rahmetine alır. İşte apaçık kurtuluş budur.”3

وَقِهِمُ السَّيِّئَاتِ وَمَنْ تَقِي السَّيِّئَاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

 “Onları kötülüklerden koru. O gün Sen kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmişsindir. Asıl büyük kurtuluş da işte budur.”4

فَضْلاً مِنْ رَبِّكَ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Bütün bunlar Rablerinden bir lütuftur. Asıl büyük kurtuluş/bahtiyarlık işte budur.”5

3. Günahların Bağışlanması

يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“O zaman Allah sizin günahlarınızı bağışlar, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki çok güzel meskenlere yerleştirir. İşte asıl büyük kurtuluş budur.”6

يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذَلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّئَاتِهِ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Sizi o büyük toplanma günü için bir araya getireceği zamanı düşünün. O gün kayıp ve kazançların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah’a iman eder ve salih amel yaparsa, Allah onun günahlarını örter ve onu, temelli kalmak üzere, içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.”7

لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا اْلاَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللَّهِ فَوْزًا عَظِيمًا

“Böylece Allah, mümin erkeklerin ve mü’min kadınların günahlarını örter ve onları, ebediyyen kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Bu ise, Allah katında pek büyük bir kurtuluş/bahtiyarlıktır”.8

4. Azaptan uzak tutulmak

مَنْ يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمَهُ وَذَلِكَ الْفَوْزُ الْمُبِينُ

“O gün kim o azaptan uzak tutulursa, Allah ona rahmet etmiştir. Bu ise apaçık bir kurtuluştur.”9

إِلَّا مَوْتَتَنَا الْأُولَى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ إِنَّ هَذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Önceki ölümümüzden sonra bize başka ölüm yok. Azaba da uğratılmayacağız” En büyük kurtuluş işte budur.”10

5. Cennete Girmek

إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَى مِنْ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِأَنَّ لَهُمْ الْجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالْإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنْ اللَّهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمْ الَّذِي بَايَعْتُمْ بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Şüphesiz Allah mü’minler­den Cennet karşılığında canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, Allah’ın Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da bildirdiği gerçek vaadidir. Vaadine Allah’tan daha vefalı kim vardır? O halde O’nunla yapmış olduğunuz bu alış-verişten dolayı sevinin. İşte budur en büyük kurtuluş.”11

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْكَبِيرُ

“İman eden ve salih ameller yapanlar için ise, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Asıl büyük kurtuluş işte budur.”12

لَا يَسْتَوِي أَصْحَابُ النَّارِ وَأَصْحَابُ الْجَنَّةِ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ الْفَائِزُونَ

“Cehennemlikler ile cennetlikler bir olamaz. Cennetlikler, işte onlar muradına ermiş olanlardır.”13

6. Cennette temelli kalmak

وَمَنْ يُطِعْ اللَّهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Kim Allah’a ve Resülüne itaat ederse, Allah onu içinde ırmaklar akan cennetlere koyar; onlar orada temelli kalırlar. Asıl büyük kurtuluş işte budur.”14

أَعَدَّ اللَّهُ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Allah onlara içinden ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. Onlar o cennetlerde temelli kalacaklardır. Büyük kurtuluş budur.”15

وَالسَّابِقُونَ الْأَوَّلُونَ مِنْ الْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنصَارِ وَالَّذِينَ اتَّبَعُوهُمْ بِإِحْسَانٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَأَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي تَحْتَهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

 “Muhacir ve Ensar’dan İslâm’a ilk girenler ile bunların yolunu samimiyetle izleyenlerden Allah razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır ve Allah onlara içinden ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. Orada temelli kalacaklardır. En büyük kurtuluş budur.”16

يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعَى نُورُهُمْ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ بُشْرَاكُمْ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

 “O gün mü’min erkekleri ve mü’min kadınları görürsün ki, nurları önlerinde ve sağ taraflarında onları aydınlatmaktadır. Onlara: “ Bugün sizin müjdeniz, içlerinde ırmaklar akan Cennetlerdir; ebediyyen orada kalacaksınız. İşte bu büyük bir kurtuluştur” denir”.17

7. İlahi Müjdeye muhatap olmak

لَهُمْ الْبُشْرَى فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَفِي الْآخِرَةِ لَا تَبْدِيلَ لِكَلِمَاتِ اللَّهِ ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

“Dünya hayatında da ahirette de onlara müjdeler vardır. Allah’ın verdiği sözlerde asla değişme olmaz. Büyük kurtuluş işte budur.”18

Sonuç

Âyet-i kerimelerden öğrendiğimize göre, Allah ve Resûlüne itaatla başlayan, isyan etmeksizin sürdürülen büyük kurtuluş yolculuğu, Allah korkusuna ve saygısına sahip, doğru söylemli, sâlih amelli-güzel eylemli olmak, inançları uğrunda cihad ülküsüyle yüklü bulunmak ve bu yolla Allah’ın rıza ve rahmetine kavuşmak ve temelli kalmak üzere nimetler yurdu cennete girmekle neticelenecektir. Bilâ hisâb velâ ikâb, hesap ve azap söz konusu olmadan ulaşılacak böylesi bir sonuç, elbette en güzel bir berat, en büyük bir kurtuluş ve bahtiyarlık olacaktır.

Berat gecesinde böylesi bir kurtuluş için hem Allah’a yakarmak hem de temiz bir yaşayış için bütün benliğimizle azmetmeli, kendi kendimize söz vermeliyiz.

Mevla cümlemizi büyük kurtuluşa erenlerden eylesin.

Dipnotlar: 1) Et-Tevbe (9), 72. 2) El-Mâide (5), 119. 3) El-Câsiye (45), 30. 4) El-Mü’min (40), 9. 5) Ed-Duhan (44), 57. 6) Es-Saff (61), 12. 7) Et-Teğabun (64), 9. 8) El-Feth (48), 5. 9) El-En’âm (6), 16. 10) Es-Saffât (37): 59-60. 11) Et-Tevbe (9), 111. 12) El-Burûc (85), 11. 13) El-Haşr (59), 20. 14) En-Nisa (4), 13. 15) Et-Tevbe (9), 89. 16) Et-Tevbe (9), 100. 17) El-Hadid (57), 12. 18) Yunus (10), 64.