> 2014 > Nisan - Din Samimiyettir > Ka'be'de İbrahimî ve İsmailî Temizlik
Din Samimiyettir
338.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Ka'be'de İbrahimî ve İsmailî Temizlik
Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu
2014 - Nisan, Sayı: 338, Sayfa: 026

Peygamber Efendimiz (sav) temizliği imanla direkt olarak irtibatlandırmış “et-tuhuru şatru’l-iman»1 demiştir. Yani kısaca “temizlik imanın yarısıdır.” Ve bu hadisle imanın yarısı sayılan temizlik iki türde mütalaa edilir.

Birincisi, necasetten/gözle görünen maddi pisliklerden temizlenmek, ikincisi ise; hadesten/gözle görülmeyen pisliklerden temizlenmek.2 Bunlar Muhyiddin-i Arabî tarafından afâki ve enfüsî temizlik diye adlandırılır. Abdestimizi alırız, maddi açıdan temiz olan bir yerde namazın dünyevi/maddi merkezine yani Ka’be’ye doğru bedenimizi, yüzümüzü/yönümüzü/özümüzü (vechimizi) döndürürüz. Allah (cc) kabul etsin, kabiliyetimiz/seviyemiz ölçüsünde namazımızı eda ederiz. Bu husus; «yüzünü Mescid-i Haram tarafına döndür»3 ayetiyle sabittir.

Namaz-insan-Ka’be bütünlüğü içinde temizliğin tam bir uyum/ahenk veya bir başka ifadeyle mutabakat ve muvafakatı vardır. Hem maddi hem de manevi olarak…

Temizlik ekseninde bu ilahi muvafakat, çok özet bir bakışla şöyle görülür:

1. Ka’be

Allah (cc) Kur’ân’ı Kerim’de, Hz İbrahim (as) ve Hz İsmail’e (as) “Tavaf edenler ve ibadet yapanlar için evimi ikiniz temizleyiniz!” buyurmuştur (Bakara 125).

Ayetteki “En tahhira beytiye” (Bakara 125) ifadesiyle yüce Mevlâmız, Ka’be’nin İbrahimî ve İsmailî temizliğine işaret buyurur.

Allah gerek Hz. İbrahim’e (as) ve gerekse Hz. İs­ma­il’e (as) Ka’be’nin tathirini/temizlenmesini emreder, onlar üzerinden bizlere mesaj yollar: Ey kullarım Ka’bemi/evimi, İbrahimî ve İsmailî tarz üzere temizleyiniz.

Hz. İbrahim (as) asıldır/babadır, oğlu Hz. İsmail (as) ise onun fer’i/oğludur.

İsmailî temizlik Ka’be’de yapılacak her tür maddi temizlik ve diğer hizmetlerin tümüdür. Bu, metafta yerde gördüğümüz bir pisliği hemen alıvermek ve oraya çöp atmamaktan başlar ve bunun niteliği-niceliği insanların seviyesine göre değişir. Bu, nefsin terbiyesiyle ilgilidir. Yani “tezkiye-i nefs”.

İbrahimî temizlik ise tavafla ruhu arındırmaktır. Her bir şavtta bir sema katmanından sıçrayış yaparak ruhu yedi defa ard arda tasfiye etmek/temizlemektir. Yani “tasfiye-i kalb”. Özellikle Muhyiddin-i Arabî Futuhât’ında, namaz ve tavaf arasındaki, kalbin benzer bir şekilde tasfiyesine, temizlenmesine dair son derece ilginç açıklamalar yapar.4

Burada Sami Efendimizin (ks) temizliğin, Ka’be boyutuyla ilgili, tamamen hal anlatımı olan bir hatırasını nakletmek istiyorum.

Allah (cc) ömrünü müzdad etsin/arttırsın.Muhterem Balıkesirli Tahsin Amca, Sami Efendimizle (ks) olan bir tavaf hatırasını şöyle nakleder:

“Sanırım altmışlı yılların sonuydu. Efendi Babamızla hacca gitmiştik. Sık sık onunla beraber oluyor, Altınoluk’un karşısında namazlarımızı kılıyor, vazifelerimizi yapıyor, tavaf ediyorduk.

O sıralar Ka’be’nin etrafı yani tavaf alanı (metâfı) şimdiki gibi beyaz mermerle döşeli değildi. Kumluktu. O kumların temizliği, şimdiki mermerlerin temizliği gibi, beş dakikada şipşak bitecek bir temizlik değildi.

Kumların üzerinde bilerek, bilmeyerek, sehven, hataen atılmış küçük nesneler çerçöp vs. olurdu. Onlardan bazısı, üzerine basanların canını yakardı. Durum buydu o zamanlar…

Bir keresinde yine böyle ihvanımızla topluca tavafa girmiştik. Efendi Babamız (Sami Efendi’mizi ks) ortaya almıştık.

Hacer-i Esved’i istilamdan/selamladıktan sonra tavafa başladık. Grubumuzla, Efendi Babamız (ks) ortada olmak üzere vakar ve sekinetle ağır, ağır kimseyi incitmeden, kimseden de incinmeden tavaf ediyorduk. İlk şavtı bitirdikten sonra, Sami Efendimiz diz üstü çöktü, o şekilde hem yürüyor hem de önüne gelen çerçöp gibi atıkları topluyordu. Beni de elbisemden yavaşça tutup yanına çekti. Fakir hemen yanına yaklaşıp O’nun yanına diz çöküp o şekilde yürümeye başladım. O ne yapıyorsa, fakir de onu yapıyordum.

Yerde kağıt atıkları, çerçöp vs. vardı. Beraberce o şekilde hem yürüyor hem de yerde insanlara eza-cefa verecek şeyleri topluyorduk.

Durumu anladım, sırf tavaf değil, aynı zamanda temizlik de gerekiyormuş icab-ı halde…

Efendi Babamız, bir süre sonra kalktı, ayakta tavafa devam etti. Fakir de bize verilen görevi, tavaf boyunca dizüstü yürüyerek yerine getirdim.

Yani sizin anlayacağınız o, bu fakire Ka’be’ye hizmetin bir yönünü lisan-ı hal ile göstermiş, daha doğrusu öğretmiş oldu.»

Yani Allahu Teala Hz İbrahim (as) ve Hz İsmail’in (as) ikili olarak Ka’be’yi temizlemelerini istemişti. Onlar da beraberce Ka’be’nin temizliğini yapmışlardı.

Sami Efendimiz (ks), yüksek firaset ve sezişiyle ayetteki inceliğe uyarak tavaf yapanlar ve ibadet edenler için, yerdeki atıkları, çer çöpü toplamak üzere İsmailîni yanına almıştı. Yani Tahsin Amca’yı…

Demek ki Allah’ın evini/Ka’be’yi İbrahimî ve İs­ma­ilî olarak iki türlü/yönlü temizlemek gerekiyormuş. Maddi temizlik, manevi temizlik…

Zahiri/mecâzî Ka’be’den, bâtınî/hakiki kalb Ka’be’si­ne temizlik boyutuyla uzanan bir yol vardır ki esas hedef de budur. Ve temizliğin eğitimi, bu merkezden yani Ka’be’den başlamalı. Kalb, Allah’ın evidir.5 Ve bu yüzden her şey, herkes o merkezdedir. Orası temiz olursa her şey temiz olur.

Gönül Ka’be’mizin etrafında Allah (cc) deyip dönerken, gönlümüzü kirleten nefis pisliklerimizin temizlenmesine dikkat etmekten daha önemli bir şey var mı?

Ne dersiniz?

Şiir:


Sami Efendimiz (ks) terbiyede sultandı
Kalbgâhı, dem be dem tecelli-i Rahmandı

                                              Bismillahî

2. Namaz:

Necasetten/maddi pislikten ve hadesten/manevi pislikten temizlenmek namazın farzlarındandır. Maddi temizlik “Huzu zinetekum”6 ayeti başta olmak üzere çeşitli ayetlerde ele alınır ve çok sayıda hadislerle bunun maddi boyutu belirlenir.

Hadesten/manevi pislikten temizlenme ise “fağsilu vücuhekum”7 ayetiyle bilinen abdest-vüdu’ ele alınır ve teferruatı pek çok hadisle fıkhen tebellür ve tezahür eder.

Bu temizliklerden ilki maddi/afakî, ikincisi ise manevi/enfüsîdir.

3. İnsan:

İnsanın da abdest gibi iki tür temizlenmesi/arınması söz konusudur:

“İnnallahe yuhibbu’t-tevvabin ve yu­hib­bu’l-mu­tatahhirin”8 ayeti başta olmak üzere pek çok ayet ve hadis insanın maddi ve manevi temizliğini anlatır. Ve bu ayette muhabbetullahın, temizlikle maddi manevi direkt ilişkisine dair açık bir işaret vardır.

Ayetteki “tevvabin” manevi temizlik/arınma, “mü­ta­tahhirin” ise maddi temizliğe/arınmaya işaret eder. İlki enfüsi, ikincisi afakîdir. Manevi günah kirinden arınma ve maddi pisliklerden temizlenme insan inşasının iki vazgeçilmez temelidir.

Kısaca ifade etmek gerekirse, maddesiyle manasıyla temizlenmenin her çeşidi, insanı yüceltir, insan-ı kâmil yaparmış vesselam…

Dipnotlar: 1) Ahmed b. Hanbel, XXXVII, 536. 2) Komisyon, İlmihal, TDV, Ankara 2007, C. I, ss. 227-9. 3) Bakara 2/144, 149, 150. 4) Muhyiddin İbnü’l-Arabî, Futuhât-ı Mekkiyye, Beyrut 1999, C. II, ss. 476-7. 5) Suyutî, Dürer, s. 157. 6) A’raf 7/31. 7) Maide 5/6. 8) Bakara 2/222.