> 2014 > Mart - Tartılma Korkusu > Edep Yâ Hû!..
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Edep Yâ Hû!..
Aişe Ayten Gürsoy
2014 - Mart, Sayı: 337, Sayfa: 038
Pek doğru söylemişler. Kul baştan başa edep timsali, kulun bütün amelleri de edep süsüyle çerçeveli olmalı. Rabbin huzuruna ameller gönül huzuru ile taşınabilmeli. Ya günahlar? Af Allah’ım af!.. Kulun işlediği her günah edepsizliğinden değil midir? Her an Rabbinin huzurunda olduğu bilinciyle yaşayan bir kul her hal üzere Rabbine layık olma gayretinde olur. Kimseler görmüyor diyerek işleyeceği günahı, Rabbim her an beni gördüğü gibi şu anda da görüyor ve melekler sağımda solumda kayıt tutuyor diyerek geri durur. Edebli olma gayreti, günahlarla araya haya perdesinin çekilmesini sağlar ve kulu günahlardan alıkoyar. Şeytan Rabbine edepsizlik eyledi, Rabbinin huzurundan kovuldu. Ve kendine her an her dakika arkadaş arayıp durmakta. Rab dost olarak yeterken kula, kul niye bulaşır edepsiz şeytana. Osmanlı ecdadımız Allah’tan her an edebli olmayı dilerler, her an O’nun huzurunda olduklarını kendilerine “Edep ya Hû!” adlı baş ucu levhalarını asarak hatırlatırlar ve ikazda bulunurlarmış. Hz. Mevlana buyurur; “Kalbim, ‘İman nedir?’ diye aklıma sordu. Aklım da, kalbimin kulağına, ‘İman, edepten ibarettir,’ diye fısıldadı.” Edep deyince Hz. Osman(r.a) gelir ilk akla. Efendimiz (sav)’in “Ashabım arasında bana en çok benzeyen” dediği ve Peygamber Efendimiz’in kızı Hazret-i Rukıyye ile izdivaç şerefine mazhar olan Hz. Osman’ın hayası dillere destandır. Hazret-i Osman, hayâ duygusu bakımından örnek bir şahsiyetti. Melekler bile ondan hayâ ederdi. Nitekim birgün Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-, Âişe vâlidemizle otururken Hazret-i Ebû Bekir müsâade isteyip içeri girdi. Ardından Hazret-i Ömer, onun ardından da Sa’d ibn-i Mâlik girdi. Hazret-i Osman da içeri girmek için izin isteyince Peygamber Efendimiz hemen toparlandı, oturuşunu düzeltti ve Hazret-i Âişe’ye; “–Sen geri çekil!” buyurdu. Hazret-i Osman içeri girdi, bir müddet konuştuktan sonra izin isteyip ayrıldı. Hazret-i Âişe: “–Babam ve diğer sahâbîler içeri girdikleri zaman oturuşunuzu değiştirmemiş ve bana «geri çekil» dememiştiniz. (Osman gelince niçin farklı davrandınız?)” diye sorunca Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “–Meleklerin bile kendisinden hayâ ettiği bir kimseden ben nasıl hayâ etmeyeyim?! Allâh’a yemin ederim ki melekler, Allah ve Rasûlü’nden hayâ ettikleri gibi, Osman’dan da hayâ ederler. Eğer sen yanımdayken o içeri girmiş olsaydı, çıkıncaya kadar ne konuşur ne de başını kaldırırdı.” buyurdu. Hayâ ve edep âbidesi olan Hazret-i Osman; “Gözü haramdan korumak ne güzel şehvet perdesidir.” buyurur ve bu hususta da insanları irşâda çalışırdı. Konuşmada, yürümede, oturuşta, kalkışta her harekette Rabbe karşı edebli olmak gerekir. Ve bizim Peygamberimiz, Can Peygamberimiz niye kahkaha ile gülmezdi de tebessüm ederdi, niye sağına soluna bakarak salına salına yürümezdi de ayak uçlarına bakarak vakur adımlarla yürürdü diye düşünmemiz gerekir ve onun namazını, onun Kur’anı tane tane okuyuşunu, onun yaşayışını kendimize örnek almalı, bu yüzden de edebi, sünnet üzere yaşayarak öğrenmemiz ve sünneti hayatımızın her safhasına yerleştirmemiz gerekir. Peygamberimiz; “ümmetimin beni anışları (selavatları) ve güzel amelleri bana sunulur” buyurur. Rabbimize karşı işlediğimiz edepli amellerimiz, sunulsun İnşaallah Peygamberimize de. Enes bin Mâlik -radıyallâhu anh-: “Amelde edep, onun kabûlüne işarettir.” buyurmuştur. Kul şöyle bir bakarsa o zaman namazına, orucuna, infakına, hizmetine … az çok tartabilir kendini ve düzeltebilir. Hızır -aleyhisselâm- da şu duâyı yapmayı tavsiye etmiştir: “Allâh’ım! Sana kulluk yapmam husûsunda bana güzel edep ihsân eyle!.. Rabbim bizlere, “Eline, Diline, Beline” (EDeB) sahip olma şuuru... nasip eylesin. Elin edebi; hırsızlık yapmamak… Dilin edebi; gıybet-dedikodu yapmamak, yalan konuşmamak, iftira atmamak, küfür etmemek. (Ya hayır söylemek ya susmak!) Belin edebi; zina yapmamak, harama girmemek. Rabbim cümlemizi bu günahlardan muhafaza buyursun. Bizlere çok iffetli çok edepli kullar olabilmemizi nasip eylesin. Amin!..