> 2014 > Mart - Tartılma Korkusu > Hesaba Çekilmek
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Hesaba Çekilmek
M. Sâmi Ramazanoğlu
2014 - Mart, Sayı: 337, Sayfa: 030

Hazret-i Âişe -radıyallahu anhâ-’dan:

Nebiy-yi Muhterem (s.a.):

– Kim hesaba çekilirse azâb edilmiş olur, buyurdu.

Âişe der ki:

– Allah Teâlâ, “Kolayca bir hesâb ile muhasebe edilecek o…” (İnşikak Sûresi / 8) buyurmuyor mu, dedim de:

Bu senin dediğin arzdır, yoksa her kim ince hesaba çekilirse helâk olur, buyurdu.

Âyet-i kerîmede: “... İşte böylesi kolay bir hesaba çekilir.” buyurulur. Vallahü a’lem.

“Arz” dan maksat amellerin tartılmak üzere nâsın mizâna, yahut amellerin sahiblerine arz olunmasıdır ki yevm-i arzdaki hesab, ashab-ı yemin denilen süadâ hakkında pek âsân geçeceği nass-ı kitâb ile mâlumdur. Ashâb-ı yemîn muhasebeye mârûz kaldıkları gün gufran ile mübeşşer ve amellerinin kendilerine arzında taksiratlarıyla berâber nâil oldukları niam-i uzmâya muttalî olacaklardır. Beşâret-i gufrâna makrûn olmayan muhâsebe ise ağırdır. Hesâbâttan zannolunan nice a’mâlin karîn-i kabul olmadığı münâkaşa-i hesab esnâsında tebeyyün edeceğinden bu münâkaşa azâba müeddî, yahud başa baş menzil-i selâmete erişilse de bizzat münakaşa azâb olmuş olur. (Tecrîd-i Sarih Tercemesi 1 / 84)

* * *

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’ten dedi ki:

Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu işittim:

– Kıyâmet gününde aleyhinde ilk hükmedilen insanlar şunlardır:

1. Şehîd edilmiş kimsedir. O, Allâh’ın huzûruna getirilir. Allah kendisine olan nîmetlerini anlatır; o da bunları îtiraf eder.

Cenâb-ı Hakk:

– Öyleyse bunlara karşı ne yaptın, der. Adam:

– Senin uğrunda şehîd edildim, der.

Allah buyurur ki:

– Yalan söyledin ancak sen, “cüretli ve cesur” denilsin diye savaştın. Gerçek öyle de denildi. Onun hakkında emredilir ve ateşe atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir.

2. İlim öğrenen, başkalarına da öğreten, Kur’ân da okuyan adamdır. O huzûra getirilir, Allah kendisine olan nîmetlerini anlatır. O da îtiraf eder. Cenâb-ı Hakk:

– Bunlara karşı ne yaptın, der. Adam:

– İlim öğrendim, onu başkalarına da öğrettim; senin uğrunda Kur’ân dahî okudum, der, Allah buyurur ki:

– Yalan söyledin, sen ilim öğrendin, “âlimdir” denilsin diye, Kur’ân okudun, “o kârîdir” yani kıraat ehlidir, denilsin diye hakîkat öyle de denildi. Sonra hakkında emrolunur o ateşe yani cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir.

3. Cenâb-ı Hakk’ın kendisine genişlettiği, malın her nevinden kendisine verdiği adamdır. O getirilir Allah ona olan nîmetlerini anlatır; o da bunları îtiraf eder. Cenâb-ı Hakk:

– Öyleyse bunlara karşı ne yaptın, der. Adam:

– Hakkında infak edilmesini emir buyurduğun hiçbir yol bırakmadım. İlla malımı senin yolunda harcadım. Cenâb-ı Hakk:

– Yalan söyledin, ancak onları “cömerttir” denilesin diye yaptın. Filhakîka öyle de denildi. Sonra hakkında emredilir ve cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir. (Buhârî, Müslim)

Ramazanoğlu Mahmud Sâmi, Musâhabe- 4; 5, s. 98-99; 23-24