> 2014 > Ocak - Mü’min Ahlâkı > Kur'ân'da Nefis Tezkiyesi
Mü’min Ahlâkı
335.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Kur'ân'da Nefis Tezkiyesi
Duran Ekizer
2014 - Ocak, Sayı: 335, Sayfa: 023

İnsanın anne karnına düşmeden önce dünyaya gelmesinin takdir edilmesi, anne karnına düştükten sonra şekil alıp insan suretine bürünmeye başlaması ve nihayet insan suretinde dünya hayatına adım atması ve ölünceye kadar geçirdiği merhalelerin hepsi Allah’ın kudret sıfatının bir tecellisidir. Bu safhaları bizlere bildiren birçok âyet-i kerime vardır. Bunların hepsini gayet veciz bir şekilde bizlere şu âyet özetlemektedir: “Size ne oluyor ki Allah’a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz? Oysa sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.”1 İnsan, Allah’ın kendisine verdiği bir takım hususiyetlerle donatılmış şekilde dünyaya gelmiştir. O’nun imtihan edilmesi ile alakalı olan en önemli özelliği, onun günah işleme ve günahtan korunma melekesine aynı anda sahip olmasıdır. Bu durum Kur’ân’da; “nefse ve ona bir takım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki…”2 ayeti ile bildirilmektedir. Bu Allah-u Teâla’nın insanları yaratmada gözettiği genel geçer bir kuraldır.

Biz de Kur’ân’da ifade edilen bu gerçeği kendi hayatımızda bizzat yaşamaktayız. Her ânımızın kayıt altına alındığı ve bu kayıtların bir gün önümüze çıkıp ilahi mahkemede hesap edileceğimiz gerçeği hiç aklımızdan çıkmaması gereken bir düsturdur. Bu hakikat ile ilgili bazı âyetleri şu şekilde sıralayabiliriz: “O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.”3 “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetleyen (yazmaya) hazır bir melek bulunmasın.”4 “Nihâyet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.”5

İşte yukarıda ifade edilen bu hakikatin her an farkında olma, bir sorumluluk ve bilinç halini gerektirmektedir. Bunun Kurân’da ifade edilmiş şekli “takva”dır. Bir müslüman takva şuuruna erip bu bilinci her daim canlı tutmak için devamlı surette kendini eleştirmelidir. Zira Allâh kendini eleştiren nefse yemin ederek şöyle buyurur: “Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim (diriltilip hesaba çekileceksiniz).6 Bu zor iş, Kur’an-ı Kerim âyetlerinde nefis tezkiyesi olarak isimlendirilmektedir ve asıl kurtuluşun bu tezkiye sayesinde olduğu şöyle ifade edilmektedir: “Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.”7 “Temizlenen, Rabbinin adını anıp O’na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir. Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.”8

Rabbim hepimizi, hayatını bir gün hesaba çekileceği şuurunda bereketlendirip, kendi rızasına ermiş şekilde son nefesini veren felaha kavuşmuş salihlerden eylesin! Âmin.

Dipnotlar: 1) Nuh, 13-14. 2) Şems, 7-8. 3) Mülk, 2. 4) Gâf, 18. 5) Tekâsür, 8. 6)  Kıyâme, 2. 7) Şems, 9-10. 8) Âlâ, 14-17.