Mü’min Ahlâkı
335.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Sunuş
Altınoluk
2014 - Ocak, Sayı: 335, Sayfa: 001

Nedir ahlâk, diye bir soru konsa ortaya, en net ifadeyle “Dindir” diye cevap verilebilir.

Evet dindir ahlâk.

Bir “Mü’min ahlâkı” çerçevesi vardır.

Bu da bir mü’min tarifidir, denebilir.

Bu sayımızın kapak dosyası olarak “Mü’min ahlâkı” konusunu seçtik.

Hep diyoruz, Altınoluk, İslam – İnsan ilişkisini, İslam – Müslüman ilişkisini, İslam - Toplum ilişkisini gözlemler, ortaya çıkan açı farklarını bir mesele olarak değerlendirir ve dosyalar haline getirir.

28 yıllık sürede hep böyle yaptık.

Yıl 2014, Ocak.

Ve biz, “Mü’min ahlâkı” konusunu okuyucumuzun gündemine taşımak istedik.

Nedeni gayet açık.

Çünkü bir “Ahlâk Peygamberi”nin izinde olması gereken insanlar, mü’minler, müslümanlar, hayatın hemen tüm alanlarında bir savrulma yaşıyorlar.

“İslam ne kadar var hayatımızda?” sorusu “Ahlâk ne kadar var?” şeklinde de sorulabilir.

“Kalb kırma”nın en büyük “Müslüman hassasiyeti” konusu olduğu toplum ahlâkından, kalblerin adeta çiğnendiği bir dünya ikliminde yaşar hale gelmek, aslında her şeyi ayan beyan ortaya koyuyor.

“Eşinin ağzına verdiğin lokma sadakadır” çerçevesinde ortaya konan incelik, zarafet, şimdilerde, kıran kırana mücadelelere sahne olan aile ortamlarımızda nerede duruyor?

En kavi Müslümanları bünyelerinde toplayan islami cemaatlerin ilişkilerinde, mesela Hazreti Peygamber tarafından “sevgilerin çoğaltılmasının vasıtası” olduğu bildirilen “Selam” ne kadar periyodda, kaç vakitte, caridir?

Hala çatır çatır “Müslüman” asan “İslam ülkeleri” için “Ahlâk”tan bahsetmek bir fantezi midir?

Almanya’nın, Amerika’nın, Avusturalya’nın trafiğine özeniyor muyuz? Orada bir yaya yola inmişse, otomobiller yayaya saygı çerçevesinde zınk diye duruyor mu? Acaba onlar mı bizim Peygamberimizin ahlâkını aldı, biz farkında olmadan?

Bizim ülkemizde sokakta yürüyenlerden kaç tanesi birbirine gülümser, kaçı selam verir, aynı apartmanda oturanlardan kaçı birbirinin acısına, sevincine ortak olur, bir güzelliği paylaşır?

Ahlâk dindir. Ahlâkın aşındığı bütün alanlarda din de aşınmıştır.

İçi ahlâktan boşalmış birisinde din adına kalan şey de çok çok sınırlıdır.

Açık söyleyelim: Bir ahlâk seferberliği gerekiyor.

Bu sayımız böyle hayati bir sorumluluğu paylaşma niyetinin eseridir.

Bunun için de çare, Rasûlullah’ı okumak, okumak, okumaktır.

O (s.a.v.) kendi muazzez hayatında itmam ettiği, zirveye ulaştırdığı ahlâkî erdemleri hece hece öğrenmek, hayatımıza taşımaktır.

İnsanoğlunun önüne “Güzel Müslüman”ı sunmaktır.

Peygamber güzelliğinden izler taşıyan insanı...

Rabbimiz güzelliklerle donanma irademize güç versin, diyerek bitirelim bu mektubumuzu. Sizleri Altınoluk’la başbaşa bırakıyor, saygılar sunuyoruz. Allah’a emanet olunuz.