> 2007 > Ocak - Pişmek ve Yanmak Davası > Depresyon mu Tükenmişlik mi?
Pişmek ve Yanmak Davası
251.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Depresyon mu Tükenmişlik mi?
Dr. Ali Akben
2007 - Ocak, Sayı: 251, Sayfa: 059

Son yıllarda daha önce karşılaşmadığımız bir çok rahatsızlık şikayetleriyle karşı karşıyayız. Bunlardan biriside enerji azalması!

Daha çok çalışan hanımları etkileyen enerji azalması bir çok sebep sonuç ilişkisi ile bağlantılıdır. Özellikle çalışan üreten ve annelik sorumluluğunu taşıyan hanımlarda daha bariz gördüğümüz kısaca tükenme –bitme yada enerji azalması diyebileceğimiz bu tablo sıklıkla depresyon ile de karıştırılabilmektedir.

Uyku düzensizliği çabuk sinirlenme ve parlama nöbetleri, baş boyun ve sırt ağrıları ile bulgu veren bu yeni tanımlanan hastalıkta yapılan çeşitli tetkiklerde genellikle fiziksel bir rahatsızlığa rastlanmıyor. Çok sayıda tıbbi yada tıbbi olmayan tedavilere rağmen şikayetlerin artarak devam etmesi nedeni ile üzerinde durulması gereken bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkıyor.

Hastalığın sebebi adından da anlaşıldığı gibi tükenme: Peki insan niçin tükenir? Bu sorunun cevabını maddeler halinde vererek özetlemeye çalışalım:

• Ürettiğinden daha çok enerji mi tüketiyor?

• Beyninde bünyeyi bir kurt gibi içten kemiren gereksiz düşünceler mi var?

• Kapasitenin üzerinde mi çalışıyor?

• Ev, iş, eş ve çocuk sorumluluğu gibi ciddi bir yükün altında olunabiliyor.

• Yakın çevre ile diyalog kurmada sorunlar olabiliyor.

• İnce ve hassas düşünce sonucu her şey yük olmaya başlayabilir.

• Altından kalkamayacağı kapasitenin üzerinde yük altına girmiştir.

• Bünyede uyuşturucu etkisi yaratan rafine gıdalar da önemli bir tükenme sebebi.

• Özellikle beyaz şeker beyaz un gibi hızlı şeker etkili maddelerde tükenişi hızlandırıyor.

• İş hayatının yorucu ve stresli olması önemli bir sebeptir.

• Çalışma saatleri ağır işler ve annelik misyonu birleştiğinde bitişi hızlandırıyor.

• Kendine ayıracak özel zamanının olmaması da önemli bir sebep.

• Her şeyin en mükemmelini yapma arzusu.

• Aile içi iletişimde yaşanan çeşitli sorunlar.

• Kadının duygusal yönden kendini ihmal etmesi gibi daha bir çok sebep bu hastalığın pimini çekerek hayatı yaşanmaz hale getirebilmektedir.

Neler yapabiliriz?

Öncelikli sorun bu problemlerin kısa sürede kişiyi bitirebilir ve paçavra haline getirebilir. Bu gerçeği kabul etmeliyiz. Zamanında alacağımız basit önlemlerle kısa sürede pençesinden kurtulabileceğimiz bu hastalığı küçümsemeyelim. Geçer nasıl olsa diye daha çekilmez hal almasına göz yummayalım. Çeşitli tetkik tahlil gibi gereksiz ayrıntılarda boğulmadan alacağımız basit önlemler ile bu olumsuz gidişe dur diyebiliriz.

Nasıl mı? Özet halinde şöyle diyebilirim.

* Kendinizle barışın.

* Muhabbet ve mutluluklarınızı paylaşarak çoğaltın.

* Özellikle ağzınızdan giren gıdaları iyi sansürleyin.

Enerji üretiminin ana maddesi olan klorofilden zengin yeşil sebzelerle ve meyvelerle barışık yaşayın. Taze filizlerin, tohumların tükenen enerjimizi yedeklediğini unutmayalım.

Kendinize ayırdığınız özel zamanlarınız olsun.

Hobileriniz sosyal aktiviteleriniz olsun.

Halleşip dertleşebileceğiniz bir iki samimi yoldaşınız olmalı.

Yaşam tarzınızda yapabileceğiniz değişikliklerle kendinizi ödüllendirebilirsiniz.

Ekzersiz önemli bir tedavi metodu olup muhakkak düzenli olarak yapılmalı.

Sebze meyve ağırlıklı beslenme yanında bizi zinde ve dinç tutan gıdalardan yararlanmalıyız.

Manevi dinamikler ve iç huzur önemli birer enerji kaynağıdır…

Her türlü hastalığın tedavisinde önemli olan hasta –hekim diyaloğu bu tür hastalıklarda çok daha fazla önem arz etmektedir.

Felaket tellalı olmayan etrafa pozitif enerji ile yaklaşan kucaklayıcı bütünleyici alternatiflerle beraber uygulanan tıbbi tedavilerden hastaların istifade etmesi çok daha kolay olmaktadır.