Pişmek ve Yanmak Davası
251.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Aziz Okuyucu
Altınoluk
2007 - Ocak, Sayı: 251, Sayfa: 001

Bir yanda küresel çapta sürdürülen "İslamofobi", yani İslam'ı bir korku odağı gibi gösterme kampanyası, öte yanda Mevlânâ Yılı, yani bir "Güzel Müslüman"ın çağları aşan çağrısının yine küresel çapta yüreklerle buluşması...

Şaşılası bir dünyada yaşıyoruz.

İslam'dan korkutuyorsun, Mevlânâ'yı çağırıyorsun.

Bu nasıl dünya?

Kafası karışık dünya...

Fücur ve takva arasında bocalayan, ama Allah dostluğuna hasret kalmış bir dünya...

2007.

Vuslatının 733'üncü yılı münasebetiyle UNESCO tarafından "Mevlânâ Yılı" ilan edilmiş.

O ki, Kur'an'ın bendesi olmayı en yüce şeref bilmiş.

Muhammed'in yolunun toprağı olmayı...

Sesini ilahi kelamdan süzmüş.

Muhammed'in yolunu yol edinmiş...

O ki aşk eri...

O ki vuslat için yanmış, varlığını hiç etmiş.

Bir Allah dostu... Evrensel bir veli...

Altınoluk, Ocak sayısıyla 2007 yolculuğuna Mevlânâ ile elele tutuşarak çıktı.

Mevlânâ'nın ilahi aşk yolculuğunun sırrını arayarak... Onun dillendirdiği "Hamdım, piştim, yandım" dâvâsını anlama gayretiyle...

Yıl boyunca sayfalarımızda değerli hocalarımızın katkısıyla Mevlana yakınlarında durmaya, onun aşk yüklü sesini duymaya çalışacağız.

***

Bugünler, Aşure günleri.

Bu günler Kerbela günleri...

Ehl-i Beyt'in bir yandan derin bir muhabbet, bir yandan kavurucu bir acı ile Müslümanların yüreklerinde cevelan ettiği günler...

Altınoluk'un bu sayısında Aşure var, Hicri yılbaşı var, ama daha çarpıcı ölçüde Ehl-i Beyt muhabbeti ve Kerbela acısı var.

Mahmut Kaya Hoca'nın mersiyesi, o acıyı anlatır mı bilinmez.

Osman Nuri Topbaş Hocamız’ın kalemiyle huzurlarınıza gelen "Ehli Beyt Muhabbeti" aşkınıza ve hüznünüze denk düşer mi bilinmez.

Ahmet Taşgetiren'in "Kerbela" yazısı, Ahmet Rüstemoğlu'nun "Babasının Annesi" başlığıyla sunduğu Hazreti Fatıma fotoğrafı, yüreklerinizde neye tekabül eder, bilinmez.

Bilinmez, çünkü acı Rasulullah'ın reyhanlarını biçmiş, muhabbet, bir emanet olarak tevdi edilmiş tüm zamanlara...

Acıyı hissetmek.

Sevgiyi yudumsamak...

Peygamber'in kokladığı gibi koklamak Fatımaları, Hüseyinleri...

Kimbilir belki bazı yürekler yakalar o muhabbet ve hüzün kıvamını... Bize düşen aramak...

***

Aziz okuyucu,

Altınoluk, Şebnem, Altınçocuk... Farklı güzellikler yüklenerek yürüyor. Evlerinizde buluşuyoruz sizlerle... Yılları aşıp gelen bu yürüyüşte bizimle elele tutuşan herkese sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Temiz bir söz söylemek, güzel bir söz söylemek, ve insanlığın geleceğine bir güzellik taşımak... Bu misyonla sizlerle yanyana olmak bize güç veriyor.

İlginizi, dostluğunuzu, sevginizi azaltmayın.

Nice yıllar birlikte olmak dileğiyle... Allah'a emanet olun.