> 2006 > Temmuz - Kulluk > Evlerinize, Yuvalarınıza Peygamber İkliminden Bir Demet Gül
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Evlerinize, Yuvalarınıza Peygamber İkliminden Bir Demet Gül
Ömer Faruk Demireşik
2006 - Temmuz, Sayı: 245, Sayfa: 044

Şebnem: Artık Her Ay

– İlk olarak Şebnem nasıl ortaya çıktı?

Bunun güzel bir hâtırası var. Biz 2001 yılının sonlarına doğru, Muhterem Osman Nûri Topbaş hocamıza Kur’ân-ı Kerîm kurslarımıza gelip giden talebe ve velîlere verilmek üzere bir bülten hazırlamayı düşündüğümüzden bahsettik. Kendileri de uzun zamandır böyle bir niyet taşıyorlarmış ki, bizim bu teklifimizi müsbet karşıladılar. İlk sayımız için hazırlık yaptığımız safhada bizi gayrete getiriyorlar, teşvik ediyorlar, yönlendiriyorlar ve pek çok kereler de:

“- Bu da dergide neşredilsin!..” diye elimize yazılar tutuşturuyorlardı. Bu esnada Şebnem Dergisi’nin yayın çizgisini de kısaca şöyle özetliyorlardı:

“-Yazılar mümkün olduğu kadar kısa, sade ve hissiyât yüklü olsun!.. Diline dikkat edin, ne uydurma kelimelere, ne de halkın anlayamayacağı kadar ağır terkiplere yer vermeyin!.. Bu dergi, ortaokul-lise seviyesinde tahsil almış genç kızlarımıza yönelik olarak hazırlansın. Ama her yaştan, her seviyeden okuyucu da bu dergiden istifade etsin!..”

İşte biz de, Osman Topbaş Hocaefendi’nin bu hassâsiyetlerini kendimize rehber ittihaz ettik. Dergiyi bu şekilde hazırlamaya koyulduk.

– ...Ve ilk sayı doğdu öyle mi?

İlk sayımız, 2002 Mart ayında bir “Kitap” olarak yayınlandı ve çok kısa bir zaman içerisinde 30.000 tirajlı bir baskıya ulaştı. Halkımızdan çok büyük bir teveccüh olmuştu. Bunda muhterem Osman Topbaş Hocaefendi’nin şahsî alâka ve himmetinin de büyük bir bereketi olmuştur. Zira o, bu sıralar neredeyse her gittiği yerde Şebnem’den bahsetmiş ve insanların ona meyletmesine vesile olmuştur. Kendisinin bu heyecanını minnetle anmak boynumuzun borcudur.

– “Şebnem” isminin menşei nedir?

Hani derler ya, “isim babası” diye, bizim dergimizin isim babası da Osman Topbaş Hocamız oldu. Kendisi, bize birkaç isim tavsiye etti. Ama bunlar içinde hem gönle ve hem de kulağa en çok hoş gelen isim Şebnem’di.

Şebnem’in bir hanım ismi olmasının yanı sıra, özellikle seher vakitlerinde güllerin üzerinde bulunan çiğlere verilen bir isim olması bizim için ayrı bir anlam taşıyordu. Çünkü mâlum olduğu üzere, dînî-tasavvufî edebiyatımızda gül, Peygamber Efendimiz’in remzidir. O’nun üzerine damlayan bir su damlası olmak, dergi olarak bizim en büyük gâyelerimizden birisini temsil ediyordu. Hem Peygamber Efendimiz’e yakın olmak, hem de O’na gölge etmeden, O’nun rengi ile boyanmak!..

Zaten bu sebeple ilk dergimize:

“Peygamber ikliminden bir demet gül!

Güller üstünde bir damla Şebnem” ifadeleriyle başlamıştık.

– Kitaptan dergiye nasıl geçildi?

“Kitap” ismiyle, ama dergi formatında neşredilen Şebnem’e gösterilen bu teveccüh, onun en kısa zamanda bir dergiye dönüşmesine de vesile oldu. Ve birkaç ay sonra, 2002 yılının Temmuz ayında Şebnem Dergisi, Altınoluk’la birlikte verilmeye başladı. Artık her üç ayda bir okuyucularımızla buluşabileceğimiz bir imkân hâsıl olmuştu.

Bu vesileyle Şebnem’in Altınoluk Dergisi ile birlikte verilmesine destek olan muhterem idârecilerine, bilhassa Abdullah Sert ve Ahmet Taşgetiren beylere teşekkürlerimizi arz etmek isterim.

– Kitap ve ilk dergilerin üzerinden neredeyse beş yıl geçti. Bu esnada neler oldu? Neler değişti?

Açıkçası okuyucularımızın ilgi ve teveccühü katlanarak büyüdü. Bizi daha sık görmek istediklerini her fırsatta bize ulaştırdılar. Gerek mektuplar, gerek e-mail ve fakslar vasıtasıyla bizi mümkünse her ay, hiç olmazsa iki ayda bir görmek istediklerini söylediler. Ama her işin bir “vakt-i merhun”u varmış ya; bu iş de öyle oldu… Aradan bu kadar yıl geçtikten ve bir anlamda Şebnem Dergisi, kendi kulvarında rüştünü ispatladıktan sonra, aylık hâle gelmesine karar verildi. İnşallah, bu aydan itibaren her ay, yine Altınoluk Dergisi’nin eki olarak sizlerle buluşmaya devam edeceğiz.

Bu beş yılda neler yaptığımızı sormuştunuz. Kısaca onlara da temas edeyim. Biri kitap, 16’sı da üç aylık dergi şeklinde 17 sayı Şebnem hazırladık. Okuyucularımızın bu sayılarımıza rahat ulaşabilmesi ve eksiklerini tamamlayabilmesi için bu dergileri 4 ayrı cilde topladık.

Buna ilâveten “Şebnem Kitapları” ismiyle Erkam Yayınları bünyesinde bir kitaplık oluşturduk. Bu seride de sekiz adet kitabımız neşredildi. Bu kitapların bir kısmı Şebnem’de neşredilen yazı ve çalışmalardan oluşurken, kimi de ilk defa kitapta yayınlanmış oldu. Bu seri ile genel hatlarıyla, müslüman bir âile yuvasını inşâ etmeyi hedeflemekteyiz. Bu maksatla basın-yayın dünyasına kazandırmayı düşündüğümüz daha pek çok eserin de mutfağımızda hazırlanmakta olduğu müjdesini vermek isterim.

Yine bu çalışmalarımızı mümkün mertebe internet ortamına da taşıdık. Şu an aktif olarak Şebnem Dergisi bünyesinde hazırlayıp hizmete sunduğumuz 6 adet site var. Bütün bu sitelere, “www.sebnem.org” adresinden rahatça ulaşılabilmektedir. Bu sitelerde, Şebnem Dergisi’nde neşredilen bütün yazılara ilâveten “Tasavvuf, Nebiler Silsilesi ve Peygamberimizin Örnek Ahlâkı” ana konuları çerçevesinde pek çok eser ve bilgiye ulaşmak mümkündür. Önümüzdeki yaz aylarında bu sitelere yenileri de eklenmek üzere…

– Anlaşılan o ki, dergiye ilâveten pek çok sahada da çalışmalarınız olmuş. Daha ne gibi çalışmalar düşünüyorsunuz?

Dergimizin aylık hâle gelmesi bizim için de çok iyi bir gelişme olacak. Okuyucularımızla daha yakın olma ve daha sık haberleşme imkânı doğacak inşallah… Biz, başından beri, gerek anketler yoluyla, gerekse mektup-telefon vb. iletişim vasıtalarıyla okuyucularımızın bize ulaştırdığı bütün görüş ve düşünceleri dikkate aldık. Onların gönlüne tercüman olmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da okuyucularımız, hangi sahada, ne gibi istek ve ihtiyaçlarını bize ulaştırırsa, kendimizi bunları gerçekleştirmeye memur kabul edeceğiz.

Ana sahamız dergi olmakla birlikte, kadın ve âileye yönelik kitap ve eserler yelpazemizi genişleteceğiz. Yine internet üzerinden okuyucularımızın günlük hayatını kolaylaştıracak, onlara doğru ve geniş bilgi imkânları sağlayacak yeni site çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah, yaptığımız bütün çalışmalarımızı, muhterem okuyucularımızın takdirine arz ediyor ve onlardan gelecek her türlü dilek, istek, tenkit ve temenniyi beklediğimizi hatırlatıyoruz.

– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Şebnem Dergisi’nin kuruluşundan itibaren, ona gönül ve emek veren, duâlarıyla, teşekkür ve teşvikleriyle destek olan bütün kardeşlerimize ve kadirşinas halkımıza teşekkür etmek isterim. Onların teveccühlerine lâyık olmaya gayret ediyoruz. Allah yüzümüzü kara çıkarmasın.