> 2002 > Nisan - Din'in Neresindeyiz? > Merhum Ali Ulvi Kurucu Üstadıma
Din'in Neresindeyiz?
194.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Merhum Ali Ulvi Kurucu Üstadıma
Nuri Baş
2002 - Nisan, Sayı: 194, Sayfa: 037

Dünyâ semâmızdan bir güneş, guruba girdi
Fakat, ölüm değil bu. O can vuslata erdi.
Hak âşıkları ölmez, gönüllerde yaşarlar.
Cenâb'ı Hak onları, bu rütbeye erdirdi.

Umarım ki diridir, ALİ ULVÎ Üstâdım.
Zîrâ mânen herkesi O, diriltmek isterdi.
Onun dâvâsı İslâm, sevdâsı hep gençlikti.
Mü'minlerin derdiydi, onun en büyük derdi.

Şâir yapmıştı onu, îmânlı genç yiğitler,
Şuûr dolu gençlere, her ân gıpta ederdi.
Hizmet ve gayret ile gece gündüz durmadan,
Cömertçe o gençliğe bütün ömrünü verdi.

Kanat gerip tümünü sakındırdı bâtıldan
Değer verip hepsine, o muhabbet beslerdi.
GÜMÜŞ TÜL ve ALEVLER, gönül akisleriydi,
O, rûhundan çağlayan, nâdide bir eserdi.

Herkese karşı müşfik, herkese merhametli,
O, aşk kalyonuna hep, barış yelkeni gerdi.
Güleç yüzlü, çok candan, ve samîmî  bir insan,
Onu herkes gönülden, Allah için severdi.

Zengin bir gönlü vardı, engin bir sevgi ufku
Din uğrunda mücâhid, Hak yolunda önderdi.
Neş'e doluydu içi, ümit doluydu özü,
Hak için tüm kalplere, sevinç koymak dilerdi.

Âteşîn mısrâları, gönülleri yakardı,
Hali, tavrı, sîreti, övülmeye değerdi.
Âyet, hadis nurları, saçardı sînelere,
Muhabbet neş'esiyle gönüller fethederdi.

Allah ve Rasûlüne öyle aşıktı ki o,
Ayrı kalmak Onlardan, ölümlerden beterdi.
Gâyet ince ve zarîf bir yapıya mâlikti,
Sinesinde, aşk ve şevk, meltemleri eserdi.

Kalem, kelâm yetmez ki, nasıl vasf etsem onu,
Hak için herşeyiyle hizmette seferberdi.
Dîğergâmdı, mustarip çileli insanların,
Sıkıntısı, kederi, kendisini üzerdi.

Müslümân devletlerin hâliyle ilgilenir,
Onların derdi sanki, olurdu kendi derdi.
Volkan gibi enerjik, lâvlar gibi nûr saçar,
Sohbeti, şevkle başlar yine şevkle biterdi.

Gül goncası ağzını, muhabbetle açtı mı,
Meclisinde gam, keder, birşey kalmaz, giderdi.
İnciler dökülürdü dilinden gönüllere,
Mânâlar ülkesinden, herbiri bir cevherdi.

Âhlakı; Peygamberin âhlakıydı ayniyle
İncitmez ve incinmez, öfkesini yenerdi.
Sözlerinin özünde, Peygamber aşkı vardı,
Câna, can katmaya, bir sohbeti yeterdi.

Meknûz idi ruhunda, rızây-ı Hak sevdâsı,
Hak dostlarını övdü, batıl ehlini yerdi.
Sahâbî meşrebinde, şânı yüce bir bilgin,
Osman gibi hayâlı, Mus'ab'ca bir rehberdi.

İslâm dünyâsında sulh, birlik, kardeşlik ister,
Sevinçleri, sevinci, kederleri kederdi.
İç âleminde feryad, eksik olmaz, inlerdi,
 "MEVLÂM SANA ERSEM" der, kavuşmaya iverdi.

Ona rahmet et Mevlâm, bize, emsâlini ver!
Adam kıtlığı yıktı, tüm cem'iyyeti, ferdi.
Bizi hasrette koyup, gerçek vuslat postunu,
Peygamberin, ashâbın, gül bahçesine serdi


Komşusuydu Rasûlün, pervanesiydi onun,
Ve bir Allah dostuydu, Âşık, Maşûk'a erdi...