> 2002 > Nisan - Din'in Neresindeyiz? > Mahşer Günü
Din'in Neresindeyiz?
194.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Mahşer Günü
Sâdık Dânâ
2002 - Nisan, Sayı: 194, Sayfa: 031

Allah Teala ve tekaddes Hazretleri buyurur; "Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın, emzirdiğinden geçer ve her yüklü kadın çocuğunu doğurur, insanları hep sarhoş görürsün! Halbuki sarhoş değillerdir, fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir." (el-Hac,2)

"Yapdıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler çok ağlasınlar" (Tevbe, 82)

-Gök yarıldığı, Rabbini dinleyip ona yaraşır şekilde boyun eğdiği, yer uzatılıp düzlendiği, içinde bulunanları atıp boşaldığı, böylece Rabbını dinleyip ona hakkıyla itaat ettiği vakit (insanoğlu yapdıkları ile karşılaşır). Ey insan oğlu! Şüphe yok ki sen Rabbına doğru çaba göstermektesin (ve ona varacaksın) kimin kitabı sağından verilirse kolay bir hesabla hesaba çekilecek ve sevinçli olarak ailesine dönecek. Kimin hesabı arkasından verilirse, derhal yok olmağı tercih edecek ve alevli bir ateşe girecek. Bilinsin ki, dünyada ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) şımarıkdı. (İnşikak, 1-13)

Bu âyetlerden gerekli ibret dersi almayanlar, ölümle kendilerini azabın ve ateşin içinde bulacaklar. Halbuki onlar zenginlik ve refah halinin devam edeceğini yeniden dirildikleri takdirde dünyadaki durumlarına göre dirileceklerini sanıyorlardı. Sonuç umdukları gibi olmayacak.

Temim Dârî hazretlerinin aşağıdaki âyeti kerimeyi bir gece sabaha kadar tekrar tekrar okuduğu ve ağladığı rivayet edilir:

"-Yoksa kötülükleri işleyenler, kendilerini, imân ederek iyi amel ve hareketlerde bulunanlar gibi yapacağımızı dirim ve ölümlerinin bir olacağını mı sandılar? Hükmede geldikleri bu şey ne fena." (Câsiye, 21)

Yahyâ Râzî bin Muaz kuddise sirruh buyurdu ki:

-Ey insanlar! Unutmayınız, yarın mahşer yerine bölük bölük, dört bir yandan geleceksiniz. Allahü Teâlâ'nın huzurunda hesaba çekileceksiniz, yaptıklarınızın hesabını harfi harfine vereceksiniz.

Hesabını vermeyen günahkârlar, yaya olarak ve sıkıntı içinde bölük bölük cehenneme sevk edilirler. Hesabını veren Allahü Teâlâ'nın sevgili kulları ise, rahat içinde cennete sevk edilirler.

Kardeşlerim! Mahşer günü hasret ve nedamet günüdür. O gün ta'rif edilemeyen büyük bir gündür. O gün amellerin tartıldığı, dünyada yapılan bütün iyiliklerin ortaya döküldüğü, gizli saklı hiç bir şeyin kalmadığı bir gündür. O gün feryatların yükseldiği bir gündür.

O gün hilekârların, riyakârların ortaya çıkacağı, kimin ne olduğunun belli olacağı bir gündür. O gün bir takım insanların yüzleri beyaz, bir kısmının ise, simsiyah olacağı bir gündür.

O gün kimsenin bir başkasına yardım edemeyeceği ve hiç kimsenin, hile yapıp tuzak kuramayacağı bir gündür.

O gün ananın, babanın evlâddan ve evlâdın ana babadan kaçacağı, birbirine hiç yardım edemeyeceği bir gündür. O gün zalimlerin yalvarmalarının, sızlanmalarının fayda vermeyeceği, her nefsin ancak kendini düşüneceği bir gündür.

Hakim kuddise sirruh buyurur ki:

-Şu üç şeyden başka birşeye ihtimâm gösteren veya o üç şeyden başka birşey için kederlenen kişi hüznü de süruru da bilmiyor demektir.

Bunlardan biri: Ömrünün imânlı olarak son bulup bulmayacağı hususunda kederlenmek ve endişelenmekdir. Kişi bu hususda kederlenmeli, endişelenmeli ve bu dünyadan imânlı olarak göçebilmek için her türlü gayret ve ihtimamı göstermelidir.

İkincisi; Allah'ın emirlerini tam olarak yerine getirip getirmediği hususunda kederlenip endişelenmektir. Kişi bu hususlara kederlenmeli, endişelenmeli. Ve Allah'ın emirlerini tam olarak yerine getirebilmek için, her türlü ihtimam ve gayreti göstermelidir.

Üçüncüsü: hasımlarından yakasını kurtarıb kurtaramayacağı hususunda kederlenip endişelenmektir.

Allah rahmet eylesin İbrahim Teymî şöyle der:

-Mü'min olub da hüzünlenmeyen ve korku içinde bulunmayan birisinin cennet ehlinden olmamasından endişe edilir. Zira ehli cennet, cennete girince şöyle derler:

"-Biz bundan önce dünyada, ailelerimiz içinde akıbetimizden korkanlardık." (Tûr 26)