Din'in Neresindeyiz?
194.jpg
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Takdim
Altınoluk
2002 - Nisan, Sayı: 194, Sayfa: 001

Aziz okuyucu,

Yeni görünümü ve muhtevası içinde Altınoluk geçen ay elinize ulaştı ve doğan ilk izlenimleriniz bize yansımaya başladı.

İzlenimler genelde olumlu. Telefonla, faksla, elektronik posta yoluyla çok coşkulu tebrikler aldık. Muhveta çeşitliliğinde ve grafik düzenlemede "Okunulur olma"yı amaçlamıştık, gelen mesajlar yazıların okunduğunu ve okunması ölçüsünde de bir heyecan buluşmasının sağlandığını ortaya koyuyordu. Yeni sayfalarımız ve yazılarımızın daha hayat kaynaklı, daha hayata dönük nitelikleri, okuyucularımızla bir duygu birlikteliğini sağlamış gözüküyor. Buna çok memnunuz.

Ayrıca AltınÇocuk her abonemizin evinde haklı bir sevince yol açmış gözüküyor. Öyle ki, birkaç çocuk bulunan bir evde, Altınçocuk'un paylaşılamaması yüzünden bir Altınoluk abonesi yetmeyecek gibi gözüküyor. AltınÇocuk'un her sayısının, bir öncekinden daha güzelleşeceğini ümit ediyoruz. AltınÇocuk'a gelen en önemli eleştirinin sayfa sayısı olduğunu not ettik. Bakalım, kısmette neler var?

Yeni düzenlememize bir eleştiri, Altınoluk'un "klasik çizgi" diye niteleyebileceğimiz bugüne kadarki "sade ve vakur" görünümüne veda edilmiş olmasından dolayı geldiğini belirtmeliyiz. "Altınoluk okuyucusu vefalıdır" derdik biz. 16 yıl içinden gelen ve birbirine benzer sadelikte akan Altınoluk görüntüsü, kimi okuyucularımızın yüreğine bir veda esintisi olarak yansıdı. Hüzünlendiklerini, renk çokluğunu yadırgadıklarını hissettik. Sonra biz de renklere biraz takıldık ve bu sayımızda renk içinde sadeliği bulma gibi bir eğilimi benimsedik. Dileriz, klasik çizgimizle bir buluşma bu renkli atmosferde de sağlanmış ve hüzün iklimi dağılmış olur. Bizler, Altınoluk okunduğu ölçüde, bu gün de 16 yıl içinden değil, çok daha derinlerden izler taşıdığına hükmedileceğini düşünüyoruz.

Altınoluk'un yeni veçhesinde bir de, Yuvamız gurbeti yaşandı. Altınoluk'u okumaya Yuvamız'dan başlayan bir nice okuyucumuz vardı ve onlar, dergiyi açıp da içinde Yuvamız'ı bir dergi halinde göremeyince ilk tepki olarak "Nerede?" sorusunu sordular. Sonra sayfaları karıştırıp, Altınoluk içindeki "YUVAMIZ" bölümünü görünce biraz rahatladılar ama, gene de o ilk kaybın ezgisi yer etti. Bize serzenişler ulaştı. Dileriz, Altınoluk bünyesindeki YUVAMIZ bölümü, muhtevasının canlılığı ile beklentiyi karşılar da, eksiklik duygusu izale olur.

Yenilik, bir gelişme sürecidir aynı zamanda. Daha güzele doğru yürüme gayretinde olacağız. Kulağımız hep sizlerde olacak. 7'den 70'e hepinizin, Altınoluk'a düşüncelerinizle, yazılarınızla katılmanızı bekleyeceğiz. Bir ortak yürektir Altınoluk. Bir inanç iklimidir. Bir sevgi teknesidir. Onu dünyalar kadar büyütme azminde olmaktır hedefimiz.

Aziz okuyucu,

Bu sayımız, gene çok önemli bir konuyu kapak gündemine almış bulunuyor. "Kur'an Ölçülerine Göre Dinin neresindeyiz?" sorusu insanın en hayati sorusudur. Sürekli gündemde durması gereken sorudur. Bir anlamda dünyadaki varoluşumuzu doğru manalandırma eksenidir bu. Kur'an'ın, titizlikle tayin etmeye çalıştığı bir eksendir. Altınoluk bu soru çerçevesinde durulan "yanlış" ve "doğru" duruşları Kur'an'ın çizdiği tiplerle belirlemeye çalıştı. Eminiz her okuyucumuz için, İslam'la ilgisini önemseyen herkes için, dini oyun ve eğlence haline getirip de, böyle bir tavrın Kur'an'da nereye oturduğunu öğrenmek isteyen herkes için çok çok önemli bir çerçeve getiriyor Altınoluk. Dileriz faydalanılır.

Altınoluk'ta çok şey var, en iyisi sizleri bir an önce derginizle başbaşa bırakmak... Kalbi selam ve muhabbetler sunuyor, hepinizi Allah'a emanet ediyoruz.