"Ali Rıza Temel" Makaleleri
Yazarın makale sayısı: 142
Gösterilen makaleler: 1 ile 15 arası
Mazlumun Yanında Olmak - Ali Rıza Temel
Haksızlık, adaletsizlik yapana zâlim, haksızlığa uğrayana da mazlum denir. Aslolan ne zâlim ne de mazlum olmaktır. “Ne haksızlık yapar, ne de haksızlığa uğrarsınız.” (Bakara, 279) .....
2014 - Aralık, Sayı: 346, Sayfa: 015
Mevlâ'ya Kulluk Borcumuz - Ali Rıza Temel
Sahip olduğunuz her şey Mevlâ’nın ihsanıdır. O’nun güzel isimlerinden biri de; karşılıksız bol bol veren anlamına gelen “Vehhab”dır. “Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır” ayeti, aynı lafızlarla yirmi yerde geçmektedir. “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden çeker alırsın.” (Al-i İmran, 26) Biz dünyaya.....
2014 - Kasım, Sayı: 345, Sayfa: 018
Kâbe'nin Rabbine İbadet - Ali Rıza Temel
Kâbe’den maksat varmaktır Yâr’a Kör gibi tapınma kuru duvara Neyzen Tevfik İbadetlerin özü yüce Mevla’ya saygı ve teşekkürdür. Bu saygı ve teşekkürü ifade eden belli semboller vardır. Allah tarafından belirlenen, O’na kulluk etmeye vesile olan, saygı gösterilmesi ve korunması gereken belli ibadet, işaret ve sembo.....
2014 - Ekim, Sayı: 344, Sayfa: 024
Katillere Lânet - Ali Rıza Temel
Bir insan için en kötü vasıf “Katil” vasfıdır. Meşru müdafaa olmakla beraber bir kimse katil veya maktul olmak durumunda kalsa maktul olmayı tercih eder. Katillik Hz. Adem’in ilk oğlu Kâbil’in, maktullük ise diğer oğlu Habil’in sıfatıdır. Gerçek mü’min katil konumunda olmak istemez. Sad b. Ebi Vakkas: Ey Allah’ın Rasûlü! Fitne zamanınd.....
2014 - Eylül, Sayı: 343, Sayfa: 040
İhlâs ve İflâs - Ali Rıza Temel
Saflaşmak, arınmak, kurtulmak anlamındaki ihlâs kelimesi; ibadet ve iyilikleri gösteriş ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah rızası için yapmak olarak tarif edilir. İbadetin ruhu ihlastır. İhlâssız amelin de, amelsiz ihlâsın da insana bir faydası yoktur. Yüce Mevla gerçek dini ve dindarlığı şöyle belirtiyor: “Onlar hakka yönel.....
2014 - Ağustos, Sayı: 342, Sayfa: 018
Ramazan ve Fetih - Ali Rıza Temel
Arapçada “fetih”, açmak demektir. İlk planda başka ülke topraklarının Müslümanlara açılması akla gelse de asıl fetih gönül ve kafaların İslam’a açılmasıdır. Hudeybiye barış sözleşmesi, İslam’ın rahat bir şekilde yayılmasına, tanınıp kabullenmesine yol açtığı için “Feth-i Mübîn” olarak ifade edilmiştir. Oruç da bir bakım.....
2014 - Temmuz, Sayı: 341, Sayfa: 016
Camide Cem Olmak - Ali Rıza Temel
Müslümanların ortak ibadet mahallerine Cami denir. Cami, kelime anlamıyla da cem eden, bir araya getiren, toplayan demektir. Müslümanların günde beş vakit, Cuma ve bayramda yani günlük, haftalık ve yıllık olarak bir araya gelip kaynaştıkları, tanıştıkları, bütünleştikleri yer camilerdir. Mescid ise secde edilen yer demektir. O da camin.....
2014 - Haziran, Sayı: 340, Sayfa: 046
Fitneden Uzak Durmak - Ali Rıza Temel
Fitne kelime olarak, altın ve gümüşü yabancı maddelerden arıtıp temizlemek için ateşe sokup temizlemeye denir. Madenlerdeki cevher ateşte eritilmek suretiyle elde edildiği gibi insanların kalitesi de ateş gibi yakıcı ve ağır olaylar karşısındaki tavrıyla ortaya çıkar. Fitne genellikle imtihan anlamında kullanılır. İnsanlarda gerek şahsî gerekse .....
2014 - Mayıs, Sayı: 339, Sayfa: 020
Hazreti Peygamberi Daha Ne Kadar Üzeceğiz? - Ali Rıza Temel
Bütün günahların ortak vasfı üzmek ve incitmektir. Dostu üzmek ise en büyük üzüntü kaynağıdır. Dostun tokadı daha acıtıcıdır, derler. Rabbimizden sonra bizim en büyük dostumuz peygamber efendimizdir. O, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olmakla beraber ayrıca ümmetine de çok düşkündür. “Ben her mü’mine dünya ve ahirette bütün insanlar.....
2014 - Nisan, Sayı: 338, Sayfa: 008
Emanete Riayet - Ali Rıza Temel
Kendisine maddi veya mânevi her hangi bir şeyin gönül rahatlığı içinde teslim edilebilen insan emin insandır, güvenilir kimsedir. Emanet güvenilir insanın silahı olduğu gibi korunması için geçici olarak bir kimseye tevdi edilen şeye de emanet denir. İlahi emaneti, sorumluluğu taşıyan yegane varlık insandır. Bu yönüyle yeryüzünde Allah’.....
2014 - Mart, Sayı: 337, Sayfa: 011
Beklenen Osmanlı Tavrı ve Tarzı - Ali Rıza Temel
Said Halim Paşa (1846-1921) Osmanlı idaresinde Rumeli Beylerbeyi Şûrâ-yı Devlet reisi, Hariciye Nazırı ve Sadrazam olarak görev yapmış 1921 de Roma’da bir ermeni tarafından şehit edilmiş seçkin, bir devlet ve fikir adamıdır. Meşrûtiyet, Buhranlarımız, Taassup, İslamlaşmak gibi eserleriyle de maruf olan paşa Müslümanların problemleriyle derinleme.....
2014 - Şubat, Sayı: 336, Sayfa: 050
YabancıIaşmanın Faturası - Ali Rıza Temel
Özelde ülkemizde genelde İslam aleminin tamamında cereyan eden kavga ve kutuplaşmanın temelinde yatan asıl sebep zihniyet farkıdır. Bu zihniyet farkının oluşmasını sağlayan ekonomik, psikolojik ve sosyolojik sebepleri derinlemesine tahlil etmek gerekir. Teşhis doğru konmazsa tedavi başarılı olmaz. Bizde yabancılaşma serüveni batının, s.....
2014 - Ocak, Sayı: 335, Sayfa: 024
İtaat ve İsyanın Ölçüsü - Ali Rıza Temel
İtaat; Allah’a ve O’nun Koyduğu Külli Sisteme boyun eğme, “baş üstüne” demektir. Bunun tam zıddına ise isyan denir. İtaat teslimiyettir. Bu mânâda, imtihan için serbest bırakılan insan iradesi dışında her şey, Makro ve Mikro âlem olarak Allah’a ve onun koyduğu külli kurallara itaat üzeredir. “Görmüyor musun ki, göklerde ve yerde buluna.....
2013 - Aralık, Sayı: 334, Sayfa: 015
Mü'min ve Bal Arısı - Ali Rıza Temel
Hz. Peygamber (s.a.v.) mü’minle bal arısı benzerliğini veciz ve ilginç şekilde şöyle belirtmiştir; “İzni ve kudretiyle yaşadığım Allah’a yemin ederim ki, mü’min; temiz yiyen, temiz üreten, konduğu yeri kırıp bozmayan bal arısı gibidir.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/199) Hayvanlar arasında arının özel bir yeri vardır. Kur’ân-ı Ker.....
2013 - Kasım, Sayı: 333, Sayfa: 014
Geleceğe  Ait Görev ve Sorumluluklarımız - Ali Rıza Temel
Zaman; mazi, hal ve istikbal olarak ifade edilir. Bu üç vakitte yaşamış, yaşayan ve yaşayacak olanların bizim üzerimizde hakları vardır. Geçmişlere dua etmek, onları rahmetle anmak, ruhlarını incitmemek, bıraktıkları emanetleri korumak bizim görevimizdir. Yaşayanlara karşı vazifelerimiz ise örf ve hukuk kuralları, ahlâk ve vicdan ölçüleri içinde.....
2013 - Ekim, Sayı: 332, Sayfa: 012
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ...10 Sonraki Sayfa >