"Mehmet Coşar" Makaleleri
Yazarın makale sayısı: 23
Gösterilen makaleler: 1 ile 15 arası
Çocuğu Fena Terbiye Etmek - Mehmet Coşar
Çocuğu fena terbiye etmek ne demek?” yani ahlâki kurallara uymayan davranışlar sergileyen bir insan tipi meydana getirmek… değil mi? Hiçbir aile, yani anne-baba çocuklarının fena olmasını, yani kötü yetişmesini istemez. Buna rağmen nice ailelerin çocukları iyi yetişmez, yani fena eğitilerek topluma karışır.. Meşhur hikâyedir: Bir gün ç.....
2014 - Temmuz, Sayı: 341, Sayfa: 061
Kazlar ve Hisseler - Mehmet Coşar
Genel kural ve bilimsel bir neticedir ki, yükseklere çıkıldıkça oksijen miktarı azalır ve bu sebepledir ki, nefes alıp vermek zorlaşır. Yüksek tepelere çıkan ve uçakla yolculuk yapanlar bunu hissederler. Bu kural birçok canlı ve kuş türleri için geçerli olduğu halde yaban kazları bu genellemenin dışında tutulmaktadır. Kuşların birçok türü belirl.....
2013 - Ağustos, Sayı: 330, Sayfa: 063
Allah’ın Sevdikleri - Mehmet Coşar
Allah’ın sevdikleri derken elbette Allah’ın sevdiği kullarından söz ediyoruz. Allah (c.c.) kullarının iki cihanda mutlu olmalarını istediği için peygamberler ve kitaplar göndermiştir ki, onlara uyanlar bu dünyada olduğu kadar öte dünyada da mutlu olsunlar. Bunu nereden anlıyoruz? Son ilahi kitap olan Kur’an-ı Kerim’den. Kur’an’ın ön sözü mahiyet.....
2012 - Mayıs, Sayı: 315, Sayfa: 021
Başarılı Olmak - Mehmet Coşar
Başarılı olmuş birine: ‘nasıl başarılı olduğu’ sorulunca, bir kedinin bir fare yakalamasına tanıklık ettiğini, ondaki sabır ve kararlılığı gördükçe “ben de bu şekilde sabır ve kararlılık gösterirsem, hayatta başarılı olabileceğimi kendime telkin ettim ve gördüğünüz gibi başarılı oldum.” şeklinde cevap veriyor. Demek ki, başarılı olmak için şartl.....
2011 - Temmuz, Sayı: 305, Sayfa: 061
Hayat Sofrası - Mehmet Coşar
Bu yazımı bir tanıdığın izlenimlerine ayırıyorum. En az benim kadar sizlerin de hoşlanacağınızı umarak sunuyorum: ”Bir ay kadar önceydi... Bir şirketin kantininde arkadaşlarla sohbet ediyorduk. İçeri gözterişli bir genç kadınla yakışıklı genç bir adam girdi. Birbirlerinden hoşlandıkları ve birbirlerini daha yakından tanımaya çalıştıkla.....
2011 - Şubat, Sayı: 300, Sayfa: 051
Müslümana Haram Çeşmesi - Mehmet Coşar
Bir zamanlar Bursa’da bir zat, Arap Şükrü mahallesinde bir çesme yaptırıp başına da şöyle bir kitabe eklemiş: “Her kula helal, müslümana haram” “Bu nasıl fitnedir” diye Osmanlı karışmış. Bunun üzerine kadıya şikayete gitmişler. Adam, Kadı efendiye durumu açıklamak için ‘müsade buyurun sebebi ve delili vardır.’ dediyse de... Kadı öfkelenerek: “Ne.....
2010 - Aralık, Sayı: 298, Sayfa: 056
Hayat ve Ölüm - Mehmet Coşar
Hayatta her şey zıddıyla kaim. Bir başka deyişle hayatta gördüğümüz her şeyin mutlaka bir zıddı da var. Yaş-kuru, sıcak-soğuk, büyük-küçük.. gibi. Hayatın zıddı da ölüm olarak görülmektedir. Hayat, bir canlılığı simgeliyorsa ölümün de yokluğu simgelemesi gerekir. Fakat bu tam bir simgeleme ve zıddıyet değildir. Çünkü hayat ölümün, ölüm de hayatı.....
2009 - Eylul, Sayı: 283, Sayfa: 059
İdeal İnsan - Mehmet Coşar
Bir sınıfta öğrencilere: – Sizce ideal insan kimdir ve ideal insan nasıl olmalıdır? Şeklindeki bir soruya şu şekilde cevaplar aldım. Bir öğrenci, önce Kur’an’dan Mu’minûn suresinin ilk ayetlerini yazmış. Aynen şöyle: 1. Gerçekten mü’minler kurtuluşa ermiştir; 2. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler; 3......
2009 - Temmuz, Sayı: 281, Sayfa: 023
Kalb Temizliği Meselesi - Mehmet Coşar
K ahve kenarında dolmuş beklerken ister istemez orada oturanların konuşanlarına tanıklık ettik. Birisi şöyle diyordu: - Ben senin dediğin o adam gibi namaz kılmıyorum ama, onun yaptığı kötülükleri de yapmıyorum. İddia ediyorum ki, benim kalbim onunkinden çok daha temiz. Evet ben namaz kılmıyorum, bir takım dini vecibelerimi y.....
2009 - Subat, Sayı: 276, Sayfa: 040
Tebessüm - Mehmet Coşar
A. Mourois: “Herkese gülümseyin. Çünkü herkesin kendine itimada ihtiyacı vardır. Bir insana bu itimadı veren en büyük şey de karşısındakinin yüzünde bir tebessüm görmektir.” diyor. Ne kadar doğru değil mi? Bunun en güzel kanıtlarından biri de bugünlerde dolaşan e-mail’lerden birinde mevcut. Şöyle deniyor: “Küçük.....
2008 - Ocak, Sayı: 263, Sayfa: 049
Hatırlatmalar - Mehmet Coşar
Allah Rızası Dilimizde en çok değişen ve kullanılan tabirlerden biri de: ‘Allah rızası için, Allah için’ sözleridir. Çünkü müslüman bir iyilik ettikçe Allah rızası için yapar. Müslüman bütün işlerini Allah için yapar. Fani ve geçici şeyler için değil. Baki ve ebedi olan bir gerçek için ve O’na bağlılığını beli.....
2007 - Agustos, Sayı: 258, Sayfa: 041
İki Velinin Gözlemi - Mehmet Coşar
Birinci Veli: Niyazi-î Mısrî olup 1618-1694 yıllarında yaşamış ünlü tasavvuf şairlerimizdendir. Malatya’da doğmuştur. Öğreniminin büyük kısmını Mısır’da tamamladığı için Mısrî adıyla ünlenmiştir. Aruzla yazdıklarında Fuzuli, hece ile yazdıklarında Yunus Emre’nin etkisinde kaldığı söylenmektedir. Öğretici tasavvuf şiirler.....
2007 - Mayis, Sayı: 255, Sayfa: 055
Mutsuzluk Alameti - Mehmet Coşar
Aslında mutluluk ve mutsuzluk izafi şeyler olup kişilerden kişilere değişiklik arz eder. Onların inancı, sosyal durumu, kültürel yapısı ve aile statüsü gibi…durumlarla yakından ilgilidir. Meslek ve meşreplerle de yakın ilişkisi vardır. Mesela, bir kısım tasavvuf ehline göre mutsuzluğun belirtileri sıralanırken şu noktalara da yer verilmekt.....
2007 - Ocak, Sayı: 251, Sayfa: 048
Sevginin Gücü - Mehmet Coşar
Babamı çok severdim. Onun da beni sevdiğine inanırdım. Bundan dolayı da onu asla kırmak istemediğim gibi, asla yalan da söyleyemezdim. Bana karşı olan sevgisinin azalacağından korkar ve ayni zamanda onun yalancı biriyle yaşamasına gönlüm razı olmazdı... Her konuyu gözünün içine baka baka anlatırdım. Eğer ona karşı yalan söyleyecek olursam, gözü.....
2006 - Kasim, Sayı: 249, Sayfa: 017
Harika Şeyler - Mehmet Coşar
Harika’ deyince adından da anlaşılacağı üzere olağanüstü, insanda hayranlık uyandıran şeyler akla geliyor. Bir şey harika olması için elbette normalin üstünde olmalı. Yoksa harika olmaz. Harika şeylerden söz edilince bugüne kadar hep Dünyanın 7 harikası akla gelmiş. Tabii ki, bu harika şeyleri 7 rakamıyla sınırlamak doğru değildi.....
2006 - Haziran, Sayı: 244, Sayfa: 027
1 2 Sonraki Sayfa >