"Umut Bulut" Makaleleri
Yazarın makale sayısı: 21
Gösterilen makaleler: 1 ile 15 arası
Mahremiyet Şuuru ya da Haremlik/Selamlık Pratiği - Umut Bulut
Hayata ve olaylara başka bir kapıdan girmedikçe açtığınız her yeni pencere eskisinin bir benzeri olmaya mahkûm kalacaktır. Başka bir kapı açmadıkça yeni pencere açmamız anlamlı olmayacak, başkalarının bakış açısıyla bakmaya devam ettikçe sadece kendimizi tekrar etmekle iktifa edeceğiz. Bir örnek olarak... Başörtüsü bi.....
2012 - Mart, Sayı: 313, Sayfa: 023
Açlığın Adı - Umut Bulut
Kelimelere can üfledim Adına şiir dedim Delirterek her birini Çıkardım kendi rayından Suda ateş buldum ateşte su Al sana dedim insan ruhu Yılan ki suya kanat çırparak Temizler elini ayağını Bir köpek havlar i.....
2010 - Subat, Sayı: 288, Sayfa: 040
Filistin Ağrıları - Umut Bulut
Kim oynadı bu kadar insanın ayarıyla Vahşeti görüp canı yanmayan insan değil... Coğrafyama kan düşmüş sen -ben kavgası hâlâ Ruhu acır insanın tek acıyan can değil... Nedir; bu değerlerin ruhunu emen nedir Normal seyri içinde akan bir zaman değil... İnsan yanım dökülür her çocuk şe.....
2009 - Subat, Sayı: 276, Sayfa: 046
Hitabet Tekniği - Umut Bulut
Hitabet doğuştan gelen bir yetenek değildir. Çalışma ve bir gayretin sonucunda herkesin başarılı bir hatip olma şansı vardır. Belli teknikleri uygulamakta başarılı bir hatip olmak için fayda vardır. İşinizi konuşarak yapıyorsanız, konuşmanın gerektirdiği bir takım bilgileri bilmek gibi bir yükümlülüğünüz var demektir. Politikacı, avuka.....
2008 - Ekim, Sayı: 272, Sayfa: 018
Açlığın Güzel Durduğu Zaman - Ramazan – - Umut Bulut
Açlığın o en güzel durduğu zamandayız. Kıyıları döven dalgalar gibi hırçın ruhumuzun, derin derin duran okyanuslara döndüğü bir zamandır bu. Bu kadar anlamlı bir açlığı göğsümüzde gururla taşıdığımız başka bir zaman dilimi de yoktur. Anlamaktır bir bakıma ramazan. İdrak etmektir. Bu açlık tam olmasa da açlıktan karnına taş bağlayanla b.....
2008 - Eylul, Sayı: 271, Sayfa: 018
Azığım Açlığımdır - Umut Bulut
Oruçla bu açlığı boynumuza takmışız.. Kendimizi biz onun eline bırakmışız Biz açlık sofrasında doyarız her öğünde Cenazede açız biz açız biz her düğünde Hep o sırrın peşinde koşup durduk bu kadar Bu sırrı hep çözmüşler ne varsa açlıkta var.. Biz boşluğu içmişiz su diye çeşmelerden .....
2007 - Ekim, Sayı: 260, Sayfa: 046
Yüreğini Duaya Kaldır İftar Zamanı - Umut Bulut
Yüreğini duaya kaldır iftar zamanı Dualar can suyudur hep tazeler insanı Kulun dereceleri hep seviye seviye İnsan duygularını dua eder tesviye İşaretler döşenmiş yollara dizi dizi Alnına secde düşer ağzına oruç izi Yüreğinde hak zikri gözlerse buğu buğu Gecelerde başlıyor bu r.....
2007 - Eylul, Sayı: 259, Sayfa: 005
Doğurmak Yeniden Kendi Kendini - Umut Bulut
Ben dünya dışı dünya ben sürgün coğrafyayımOnlar dosttur kendince ben onlardan dıştayımBen İslam dünyasıyım hep ayaklar altında Aklım başıma geldi acı çektikçe canımBen cami avlusuna bırakılmış gitmişimGöz yaşı betonlaşmış kalmamış ağlayanımElim pansuman olur yanağım kan damlatırÖyle bir yangın ki bu.....
2002 - Mayis, Sayı: 195, Sayfa: 039
Beyaz Zenci - Umut Bulut
"Özgürsün beyaz zenci zincirin boyu kadarSenin her gün yer öpmek yer yalamak hakkın varRazıysan böcekliğe çizmelerin altındaRengi çok mu önemli kızıl kara ne çıkarİstersin zincirlerin biraz biraz gevşesinGevşeyen zincirleri biraz biraz sıkarlarZincir gevşetmektense eritmeye ne dersinİnan ki inandıkça .....
2002 - Nisan, Sayı: 194, Sayfa: 018
Zincir Kemirmeleri - Umut Bulut
Yansın bu bahçelerde ne çicek varsa yansınBen başka ne isterim bana bir gülüm kalsın Derinleşti aramda ötekiyle uçurumYakın olsun uzaklık bize bir çözüm kalsın Güneş gökte bağıra bağıra doğsun banaEtimle kemiğimle özgür bir günüm kalsın Ben zincir kemirmeye yeni yeni başladımHep masmavi hayaller kura.....
2002 - Mart, Sayı: 193, Sayfa: 012
Peruk Altında - Umut Bulut
(Soğuk altında sıcak bir umudun çiçeklerine) Çığlık bu hep derinden yükselir Çığlık bu hep itelenmişden gelir. Umuda bilenir insan hep kara gecelerde Hiç aklına düşmeyen şafağı hırsla arzuyla ister. Ve yanmak her zaman da kötü değildir. Yana vana bilenir insan dar geçitlerden sarp kayalardan geçer Zinci.....
2002 - Subat, Sayı: 192, Sayfa: 051
O'na Adanmış Sözler - Umut Bulut
Bu ne biçim sevgidir ateşin cana düştüBen istemezdim oysa kalp senden yana düştü Eşiğine yüz sürdük kayboldu elem-kederÖnümüzde perdeler açıldı birer birer Bir perde bittiğinde başlar bir başka perdeHayat bir oyun zaten gerçeği ötelerde Bir ömür tiyatrosu figüranı sen ben bizGün dolup emekliye ayrılıp gide.....
2001 - Mart, Sayı: 181, Sayfa: 020
İçimdekiler - Umut Bulut
İçimde yokluğu doğuran yokluk Yalan sevdaların açtığı boşluk İçimde gölgeden bir yığın insan Kimi akla mahkum kimisi uçuk Aklın öte yanı kör bir uçurum Duygusallık üstü bir duygusuzluk Fikir devşirdiğin kitaplar zehir Şakaklar terlemiş benizler soluk İçimde doyumsuz bir arzu doğd.....
2001 - Ocak, Sayı: 179, Sayfa: 007
Anne - Umut Bulut
Yolumda sürgünün dikenleri var Açım, uykusuzum, yorgunum anne Bende dışlanmışlık, içimde duvar Ben kendi içimde sürgünüm anne Bir gün bu yalnızlık beni boğarmış Boğsun... boğulacak halim mi kalmış Derin sular sessiz sessiz akarmış Sessizim, sakinim, durgunum anne Ben kimim, neyim ben, nedir bu h.....
2000 - Aralik, Sayı: 178, Sayfa: 020
Aklın Öte Yanı - Umut Bulut
I İçinizdeyiz, oysa biz sizden değiliz Aramıza girdi ya tel örgüler... Kimi altın, kimi döviz, kimi faiz kokuyor Yalnızız işte, yığınlar içinde.... Ve yorgun ve küskün ve sahipsiz Bir başka dünyada bir başka insanlarız, dışlanmış... II Bize aşkı yüreğimizde taşıtmadılar Boynumuzda taşıdık dar ağaçlar.....
2000 - Eylul, Sayı: 175, Sayfa: 005
1 2 Sonraki Sayfa >