"Kâmil Yeşil" Makaleleri
Yazarın makale sayısı: 25
Gösterilen makaleler: 1 ile 15 arası
Dr. Dursun Aksoy’un Ardından - Kâmil Yeşil
“Kişi sevdiği ile beraberdir.” buyurmuş Peygamber Efendimiz sallalahü aleyhi ve selem. Efendimizin, an be an doğruluğunu gördüğümüz sözlerinden birisi budur. Maddi çevremizi hoşlandığımız kişilerden meydana getiriyoruz. Alış verişten, yolculuğa, kız alıp vermekten siyasete kadar edindiğimiz çevreyi sevdiklerimiz oluşturuyor veya önce seviyoruz s.....
2008 - Kasim, Sayı: 273, Sayfa: 050
O'na ve O'na Dair... - Kâmil Yeşil
Her sıfat bir özelliği bildirdiği gibi bir kusuru da dillendirmiş olur. Bir nesneye faraza "yeşil" demek, onun diğer renklerden mahrum olduğunu, eksikliğini de söylemek demektir. Öyle bir isim sahibi olmalı ki O ve ismi, bütün sıfatları kendisinde toplamış olsun.....
2004 - Temmuz, Sayı: 221, Sayfa: 030
Aşk Bir Kalbe Girmeye Görsün... - Kâmil Yeşil
Kamil Yeşil ile Öyküleri üzerine... "Bülbül Ayni Aşık; Gül Ayni Sevgili İken Konu Aşktan Başkası mı Olacaktı? Altınoluk: Kamil Bey; sizi hikaye yazmaya iten temel saik nedir ? Hikayelerinizi nasıl yazarsınız ? Kâmil YEŞİL: Biz hikayesi olan bir toplumuz; toplumumuzda hikaye yazmak yaygın .....
2003 - Ekim, Sayı: 212, Sayfa: 048
Hediye... - Kâmil Yeşil
Derler ki, bir adam O’nu rüyasında görmek istiyor, her gece yatmadan önce bu dileğinin gerçekleşmesi için dua ediyormuş. Haftalarca sürmüş bu duası adamın. Ancak bir sonuç alamamış âşık. Acaba duada bir noksanım mı var, diyerek zamanın bilgelerinden birine müracat etmiş. Bilge, adamı dinledikten sonra: “ Bu gece” demiş; .....
2002 - Kasim, Sayı: 201, Sayfa: 039
Kavun İçi Kaplı Kürk - Kâmil Yeşil
İlim ve fikir adamları arılara benzer. Okuyucularına hakikati duyumsatmak, hakikate giden yolu göstermek için –arının bal yaparken çiçekten çiçeğe uçması gibi- kitaptan kitaba dolaşarak bilgi toplayan ilim ve fikir adamları, bu bilgileri yeniden süzgeçten geçirirler, o zamana kadar elde ettikleri bilgi ile yeni bilgiyi harmanlarlar ve okuyuc.....
2002 - Agustos, Sayı: 198, Sayfa: 039
Efendimizi Güldürdüm - Kâmil Yeşil
Ne mutlu bana. Evet, ne kadar övünsem azmış. Aradan bin beşyüz gibi yıllar geçmiş olsa da kendimi o mutluluk asrının insanlarına eşitlemişim. Önemli olan vak'anın tekrarı değil, insan aklının değişmeyen anlayış seviyesi imiş ve benim bu yaşantımda âdemoğlunun nâsları yorumlayış şeklinin kanıtlandığı düz bir çizgi söz konusu imiş. Ben o küçük .....
2001 - Ocak, Sayı: 179, Sayfa: 049
Huz mâ safâ dâ'mâ keder - Kâmil Yeşil
Biz insanlar için Kur'an-ı Kerim "zalim ve cahildir" der. Bu iki özelliğimiz dolayısıyla yüklendiğimiz "emanet"in ağırlığı altında ezilir ve sıkıntı çekeriz. Ancak hem zalim hem cahil olan insan "başıboş bırakılmamış" her şeyden gafilken "bilir" hale getirilmiştir. Bu bilgi onun sorumluluk alanını genişletip artırdığı gibi onun maka.....
2000 - Temmuz, Sayı: 173, Sayfa: 019
Yıkıntıdan Müjde Çıkarmak veya İstikâmet - Kâmil Yeşil
Doğruluk, dürüstlük, namuslu davranış, demek; "istikamet". Sözcüğü; cihet, yön, doğrultu karşılığında da kullanıyoruz. Sözcük bize; dürüst ve namuslu davranmak suretiyle bir yön tutturmamız gerektiğini, aksi davranışın yönsüzlük olacağını ihsas ediyor.Yönsüz ve doğrultusuz olmak aynı zamanda kınanıyor. Madem ki doğrultumuz olacak; öncelik.....
1999 - Temmuz, Sayı: 161, Sayfa: 048
Suç, Günah, Ayıp - Kâmil Yeşil
Toplumsal değerlerin yüceliği, bağlayıcılığı ve işlerliği, ürettiği kavramların yerleşmesine, doğruluğuna ve zamana yayılmasına bağlıdır. Kişiler değerlerini, toplumsal statülerini bu değerler karşısında takındıkları tavırları sebebiyle ya artırırlar ya da kaybederler. Değerler sistemi toplumun -zamanın- değişmesi ile değişmez, tam ters.....
1999 - Mart, Sayı: 157, Sayfa: 019
Allah Bize Yeter - Kâmil Yeşil
Allah'a inanıyor olmak herhangi bir ilâha inanmaya benzemez. Çünkü Allah herhangi bir "ilâh" değildir. Hiçbir ilâhın vasfı kendinden menkûl değildir. Varsa vasıfları, onlar, onu ilâh kabul edenlerce yüklenmiştir. Sadece Cenâb-ı Hak vardır kendi vasıflarını bildiren. Ve o vasıflarla Allah, diğer ilâhlardan kendini ayırmıştır.....
1998 - Kasim, Sayı: 153, Sayfa: 023
Saraydaki Musa - Kâmil Yeşil
"Ülkeyi yaşanmaz bulanlar" der Rahmetli Cemil Meriç, "ülkeyi yaşanmaz hale getirenlerdir." Bugüne kadar değişik vesilelerle ülkenin yaşanmaz halde olduğunu söyleyenlerin gidebilecekleri bir ülkesi oldu hep. Onlara göre yaşanası mekânlar vardı ve o burası değildi. Tahsillerini yurt dışında yapamayanlar, ülkedeki yabancı okull.....
1998 - Ekim, Sayı: 152, Sayfa: 023
Naat Değildir - Kâmil Yeşil
Efendimizsin Adın dilimizde ise Elimiz göğsümüzdedir Sen üzülmeyesin diyedir İblis'e sûretin Âdem görünmesi O bileydi ki tazim gerçekte sanadır Hemen kapanırdı dizüstü Meleklerden önce Ey babamızın alnındaki nûr Anamızın damarındaki süt Ey kâinat ağacının tohumu Ey ?Kün' emri Musa'nın.....
1998 - Haziran, Sayı: 148, Sayfa: 015
Vicdanın Yaktığı Işık - Kâmil Yeşil
Modernizmin yalana karşı geliştirdiği bir âlet "yalan makinası". Özellikle karakollarda kullanılıyor. Deneğin (zanlının) beyin ve kalbini okuma(!) demek olan yalan makinası, bunu ilgili organların üzerine yapıştırdığı kablolarla kontrol ediyor. Çünkü yalan makinasına bağlanan kişinin doğru söylediği zamanki kalp atışı ile yalan söylediği .....
1998 - Nisan, Sayı: 146, Sayfa: 050
Merkez ve Esasımız - Kâmil Yeşil
"Sabır, hilesi olmayanın hilesidir" Sıkıntılı günler yaşıyoruz. Bir yakınımızın düğünü, yeni doğan bir çocuğumuz veya uzun zamandır elimize geçmesini beklediğimiz bir nesneye sahip olmak ferahlatmıyor bizi. Birşey geliyor, boğazımızın tam ortasına oturuyor. Kimseye şikâyet edemiyoruz. Elimizde var olduğunu sandığımız gü.....
1997 - Kasim, Sayı: 141, Sayfa: 039
Hayat Beş Vakittir - Kâmil Yeşil
Şeyh Galib insan için "Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen" der. Yani insan küçük bir kâinattır. Ve insanlığın babası ilk insan, ilk peygamber Hz. Âdem kelimesinde elif, ayakta duran canlıların yerini tutar. Dal harfi hayvanattan rükû halinde gezenleri, mim ise sürüngenleri temsil eder. Bu üç tür varlığın vaziyetleri de.....
1997 - Ekim, Sayı: 140, Sayfa: 039
1 2 Sonraki Sayfa >