> Yazara Göre Listeleme > F > Fuat Akpınar > Yolculukta 'Önceliklerimiz ve İnceliklerimiz' -7
Fuat Akpınar
Gösterilen makaleler: 1 ile 14 arası
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Yolculukta 'Önceliklerimiz ve İnceliklerimiz' -7
Fuat Akpınar
2014 - Mayıs, Sayı: 339, Sayfa: 038

Yolumuz; sınırlarını Kur’an ve Sünnet-i Seniy­ye’nin belirlediği ölçülere riayet ederek, misafir olarak gönderildiğimiz dünya hayatından istifade ile elde edilen, mal-mülk, evlatlar ve mevki-makam ile azgınlaşan nefsin ve sapmış şeytanın tuzağına düşüp, ben demekten benim demekten korunabilmek için, kul acziyeti ikliminde, yaratan Rabbimiz huzurunda kalabilme gayretinin adıdır.

Kendisini inkar edenleri türlü felaketlere düçar ederek en üst mertebelerden en alt mertebelere indirip kendinden uzaklaştırarak alçaltan ve yerlerinin cehennem çukurlarında ateşler olduğunu beyan edenin de,

Ateşten yaratılan ve önceleri Melekler arasında bulunup Rabb’ının zikriyle iştigal ederken, yaradanına değil yaratıldığı maddeye ram olup topraktan yaratılan Adem’e secde et emri ilahisine ittiba etmeyen, büyüklük taslayan haddini bilmez iblisi katından uzaklaştırarak alçaltanın da,

İmtihan sırrı gereği, kendisine lütfedilen ömür ve sağlık sermayesi ile, şan ve şöhretin bir anda ve herhangi bir vesile ile elinden alınarak gurur ve şımarıklığı ile firavunlaşan nefisleri alçaltarak haddini bildirenin de,

Mü’min kuluna bakan veçhesi ile onu kulluk makamında tutmak için ondan benliği uzaklaştırıp nefsini alçaklaştıranın da El-Hafid olan Allah (cc) olduğunu bilmek önceliğimiz,

Nefsini tezkiye gayreti içinde olup El-Hafid olan Allah (cc)’a el açıp yalvararak “Ey Rabb’imiz biz kendimize zulmettik eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz’’ diyebilme inceliğimiz olmalıdır.

Sonsuz kudret ve ilmi ile kusursuz bir düzenle yeryüzünü alçaklı-yüksekli dağlarla donatan, göğü yükseltip yer yüzüne tavan kılan, dilediği kuluna şeref bahşeden yücelten ve üstün kılan sonra da yarattığı kulunu muhatap alarak ‘‘Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme zira ne bastığın yeri yarabilir nede dağlar gibi yüce olabilirsin’’ uyarısında bulunup tevazu ikliminde emirlerine itaat edenleri katındaki derecelerle yükseltenin Er-Rafi olan Allah (cc) olduğunu bilmek önceliğimiz,

Saymakla bitiremeyeceğimiz nimetlerinin şükründen aciz olduğumuz halde, her halimizi görüp bilene şirk koşmadan ibadetle, başta ana-babasına iyilik edip zürriyetinin hakiki müslümanlar olması için çırpınan, tövbelerinin kabulünün derdinde olan, üstünlüğü takva gayretinde arayan, bilhassa namaz ve zekat olmak üzere bütün emirlere gereği gibi uyarak dosdoğru olan, peygamberler ve sadıklarının takipcisi olma gayretiyle Er-Rafi olan Allah (cc)’ın bizleri de nice derecelere ulaştırması arzusuyla dolmak inceliğimiz olmalıdır.

İman nimeti ve salih amellerle müzeyyen kulunu haysiyet ve vakar sahibi yapan, “Gevşemeyin üzülmeyin eğer gerçekten inanıyorsanız üstün olan sizsiniz”, “Hem insanlara karşı kibirlenme ve yeryüzünde çalımla yürüme. Zira Allah (cc) övünen ve kuruntu edenleri sevmez’’ ayeti kerimeleri ile kullarına şefkati muktezasınca üstünlüğün, izzet ve şerefin şifrelerini sunan hakiki izzet ve şeref sahibi olup ikram edenin, üstün kılanın El-Muizz olan Allah (cc) olduğunu bilmek önceliğimiz,

Sunulan nimetlerin külfetleriyle imtihan edilerek, zaman zaman kendini menfi akıntıların girdabında bulan, yaradanının sevgisini kaybetme korkusu ile titreyen, ancak yalan ve entrikalarla kirletmediği iman cevheri sayesinde, El-Muizz olan Allah (cc)’ının yüce uyarısını hatırlayarak “De ki: Ey mülkün sahibi Allah’ım (cc)! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden onu çeker alırsın, dilediğini aziz dilediğini zelil edersin. Her türlü hayır senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye kaadirsin’’ duasıyla şifayab olabilmek inceliğimiz olmalıdır.

Dünya hayatında, kendisine imtihan için verilen, her türlü sermayesini, aldatıcı zehirli bal mesabesindeki geçici zevk ve sefalarla heder eden, şımaran, böbürlenen, büyüklük taslayan, insanları hor ve hakir gören, bozgunculuk yapan azgınlara; ‘‘Yüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür’’ ayeti kerimesi ile mazlum ve salih kullarının imdadına yetişen, hakiki zillete düçar edenin, rezil ve perişan edenin El-Müzill olan Allah (cc) olduğunu bilmek önceliğimiz,

“Bana dua edin duanızı kabul edeyim’’ müjdesiyle şirke bulaşmamış, kul hakkından uzak olma gayretindeki günahkar kullarına şefkatiyle muamele edeceğini beyanla gönüllerimize ferahlık ihsan eden Yüceler Yücesi Mevlamızın, El-Müzill (cc) ismi şerifini unutmadan yolunda koşturup, salih amel biriktirmek için hayırlı uzun ömür nimeti, hakkı bilip bildirmek için faydalı ilim nimeti, acizlerin ve gariplerin yüzlerini güldürmek için varlık nimeti, zalimlere karşı güç ve kuvvet nimeti, sonunda da güzide bir mümin vakarı ile vuslat arzusu aciz dualarımızın sertacı olmalıdır.

Not: Bu yazı Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefen­di’nin Gönül Bahçesinden ve Eserlerinden, Esma-i Hüsna (Vuslat Turabi)’dan istifade ile hazırlanmıştır.