> Yazara Göre Listeleme > F > Fuat Akpınar > Gönül Bahçesinden idraklerimize Yolculukta Önceliklerimiz ve İnceliklerimiz - 3
Fuat Akpınar
Gösterilen makaleler: 1 ile 14 arası
Makale Tavsiye EtMakale Yazdır

Gönül Bahçesinden idraklerimize Yolculukta Önceliklerimiz ve İnceliklerimiz - 3
Fuat Akpınar
2013 - Aralık, Sayı: 334, Sayfa: 019

Yolumuz;

     mülkünde ortağı olmayan,

     mülkünde dolaşırken ve ikramlarından istifade ederken emniyet ve güven şemsiyesi ile sarmalayıp,

     inanan kullarını korku ve endişelerden emin kılan,

     yücelik ve cömertliği muktezasınca Mü’min ismi şerifini kendisine iman eden kullarına ikram eden, 

     sonra da mü’min kuluna yardım etmeği kendi üzerine hak kılan yüceler yücesi hakiki El-Mü’min olan Allah cc’a layık hale gelebilme duyarlılığında ve güveninde olmanın çaba, neşe ve huzurunu yaşama yoludur.

Lütfedilen mü’min ismine layık hale gelebilmek için;

     namazını ikame eden,

     zekatını hakkıyla veren,

     din (hesap) gününe inanan,

     Rabbimizin azabından korkarak ırzlarını koruyan,

     emanete riayet edip ahidlerini yerine getiren,

     haddi aşmayan,

     doğru ve dürüst şahitlik ederek El-Mü’min olan Allah cc’ın korku ve endişenin olmadığı cennetine ve gerçek huzur ve sükun mahalli cemaline erişmek arzu ve gayreti  önceliğimiz,

Allah (cc)

     anıldığında kalpleri titreyen,

     ayetleri okunduğunda imanları artan,

     yalnızca Rablerine tevekkül eden kullarına Rahman’ın (cc) kulları hitabı ilahisiyle, mü’minlerin gönüllerine engin sevgi yumağı içerisinde emniyet ve güven mührünü vuran yüce Rabbimiz (cc)’e layık hale gelebilmek için,

     tevazu ile yürümeyi,

     kötü söz ve davranışlara aynıyla karşılık vermeden ve incinmeden selam deyip geçebilmeyi,

     doğru şahitlerden olmayı,

     sabredebilmeyi,

     geceleri secde ve rüku ile şeriki olmayan, dönüşün ve kavuşulacak olanın o El-Mü’min olan Allah cc’a iltica edip, yarın endişesi taşımadan, onun mahlukatına huzur ve güven sunma aşk ve nezaketi inceliğimiz olmalıdır.

Kuran-Kerim’de bildirildiği gibi,

     yeri göğü yaratan,

     hükümran olan,

     her yerde bizimle beraber olan ve yaptıklarımızı gören,

     yarattığı mülkünde her şeyin belirli bir düzen içerisinde işleyişini kontrolünde tutan ve her şeyin şahidi El- Müheymin  olan Allah cc’ı hakkıyle kalben idrak edip bilmek önceliğimiz,

Müşriklerin koştukları şirklerden münezzeh olan,

     kainattaki muhteşem düzenini hayran hayran seyrederken ilahi kameralar altında olduğumuz idrakiyle,

     yarattıklarına sevgi, güven ve huzur kaynağı olabilecek gönül güzelliği kıvamıyla

     ‘benim kudreti sonsuz, beni muhafaza eden, El- Müheymin  olan Rabbim (cc) var’ diyerek güvenebilme, güvenilme ve güvendirebilme inceliğimiz olmalıdır.

Karanlığı yarıp tanyerini ağartan,

     geceyi dinlenme anı kılan,

     dilediğini yapan,

     dilediğine verip dilediğinden çekip alan mülkün yegane sahibi,

     hayır  elinde olup dilediğini aziz dilediğini zelil eden,

     mağlup edilmesi mümkün olmayan,

     daima galip gelen Kadir-i Mutlak El-Aziz olan Allah (cc)’a hiçbir yaratılmışı ortak koşmadan şeksiz ve şüphesiz inanmak önceliğimiz,

Meleklerin ve ilim sahiplerinin ikrar ettiği mutlak güç ve hikmet sahibi Allah (cc)dan başka ilah olmadığını asla ve kat’a unutmadan,

     izzet, şan ve şeref bütünüyle Allah (cc)’ındır diyerek,

     ‘gevşemeyin, üzülmeyin hakikaten inanıyorsanız muhakkak üstün olan sizsiniz’

     ayeti kerimesinin muhatabı olarak zalimlere karşı hakkı haykırma gücünü,

     mazlumlara karşı gücümüz nisbetinde merhamet ve şefkat gösterebilme erdemini El-Aziz olan Allah (cc)’dan dilenme inceliğimiz olmalıdır.

Yeri, göğü ve arasındakileri yaratıp buyruğu altına alan ve kendisine döndürüleceğini beyan eden,

     kainat kitabını ayetlerle donatan,

     bizleri onları idrak edebilecek akıl nimetiyle merzuk kılan,

     dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olanın El-Cebbar olan Allah(cc) olduğunu bilmek önceliğimiz,

Kulunun her halini kemale eriştirecek vesileler için El-Cebbar (cc) ismi şerifini dilediği gibi kullanan üstün kuvvet ve kudret sahibi mevlamız;

     ruh, zihin ve kalp dünyamızın hiçbir itirazına yol vermemek için yüce kelamı olan Kur’anı- Kerim’ini ve onun canlı örneği Hz Muhammed Mustafa (sav)’i bize lütfederek adeta

     ‘Rahman ve Rahim olan Rabbine itirazsız ve yaratıldığın gün gibi günahsız tertemiz dönüver’

     çağrısına kulak verip  işittik ve itaat ediyoruz cevabını,

     ruh ve beden ahengiyle yapmaya muktedir kılındığımız ibadet ve amellerimizle hayranlık uyandıracak ahlak sahibi olma gönlünü taşımak ise inceliğimiz olmalıdır.

Not: Bu yazı Muhterem Osman Nuri Topbaş Hoca­efendi’nin Gönül Bahçesinden ve Eserlerinden, Esma-i Hüsna (Vuslat Turabi)’dan istifade ile hazırlanmıştır.