"Neslihan Nur Türk" Makaleleri
Yazarın makale sayısı: 45
Gösterilen makaleler: 1 ile 15 arası
İki Dünya Markası Olmak - Neslihan Nur Türk
Kazanırken her şey mubah, dağıtırken kırkta bir mi? Bu duruşta bir yanlışlık görmeyen o gözler, kör mü? Son zamanlarda, neredeyse bütün şehir merkezle.....
2014 - Aralık, Sayı: 346, Sayfa: 042
Kadın Manzarasında Erkek Mes'ûliyyeti - Neslihan Nur Türk
Çoban türkü söylerken, kurtlar sürüyü kapmış, Ressam hem beğenmemiş, hem resmi kendi yapmış. İdârecilerin yükü ağırdır. Onlar, bedenen ve kalben kuvvetli olmak, himâyesinde bulunanların dünyevî ve uhrevî kazançlarını, maddî ve mânevî ihtiyaçlarını temin etmek zorundadırlar. İdâreci çobandır ve emri altındaki.....
2014 - Kasım, Sayı: 345, Sayfa: 038
Genç Kızlara Tavsiyeler - Neslihan Nur Türk
Kıl ile tüy derdine düşmüşten adam olmaz. Dâvâsız ve hayâsız erde hayır bulunmaz. Gel, öncelikle hâlini bir tasvir edelim: Taptaze, dupduru, toy ve tecrübesizsin. Heyecanların var. Çoğu zaman, herkesten daha iyisini ortaya koyacağına dâir bir inancın ve kuvvetli bir enerjin var. Kariyer yapmaya, yuva kurmaya, ana olmaya d.....
2014 - Ekim, Sayı: 344, Sayfa: 044
Anneye Mektup - Neslihan Nur Türk
Doğurmakla bitmiyor, yoğurmak gerek onu. Gayrıya bırakma da sen eğit çocuğunu. Eskiler, “Bizim çocuklarımız, gözlerine bakınca ne dediğimizi anlarlardı” diyerek, şimdiki neslin fütursuz ve saygısız hâline şaşırıyorlar. Bu mektupta, işte o eski analarla, şimdikiler arasında ne gibi farklar olduğuna bakacağız. .....
2014 - Eylül, Sayı: 343, Sayfa: 024
Babaya Mektup - Neslihan Nur Türk
Kızım sana söyledim, gel gelinim sen anla! Baba isen bu mektup, sana, deryâdan damla! Aşağıda, her biri birbirinden kıymetli olan babalara hitâben yazılmış bir mektup okuyacaksınız. Ailesinin çobanı olması gereken, hanımını ve çocuklarını idare etmekle vazifeli bulunan babalar, toplumun huzurla devamında son derece önemli.....
2014 - Ağustos, Sayı: 342, Sayfa: 022
Varız Değil mi? - Neslihan Nur Türk
Oruç bizi tutamaz, biz orucu tutarız! Havâs orucu için azmetmeye var mıyız? Adamın biri oğlunu uzunca bir sefere yolcu etmiş. Delikanlı yola çıkacakken, babası tembihlemiş: “Evladım, azığındaki ekmeği börek olmadan yeme!” Delikanlı yola çıkmış. Bir süre sonra acıkmış. Yemek yiyeyim diyerek niyetlenip bir ağaç gö.....
2014 - Temmuz, Sayı: 341, Sayfa: 014
Vakıf Emanettir! - Neslihan Nur Türk
Sandık ki bizimdir o nefesler ve o sesler. Baktık ki ne candır bize âit ne kafesler. Aslında ne candan ne de kafesten bahsedeceğiz. Zîrâ azıcık aklı olan herkes fark etti ki can, çıkacak; kafes de toprak olacak bir emânetten başka bir şey değildir. “Bizim” zannıyla taşıyıp durduğumuz, kollar, bacaklar, kaşlar, gözler, saçl.....
2014 - Haziran, Sayı: 340, Sayfa: 038
Sorular - Neslihan Nur Türk
Balıklar bilmezse de bilir niyeti Allah. Dileyen cevaplasın, sordum, fîsebîlillah! Susuz, ekmeksiz, havasız kaldık mı hiç? Başımızdan aşağıya bombalar yağdı mı? Kulağımızın dibinden mermiler geçti mi? Sıkıntının bu türlüsünü hiç tattık mı? Yediklerimiz önümüzde, yemediklerimiz dolaplarımızda durmadı mı? Tavansız, duvarsız.....
2014 - Mayıs, Sayı: 339, Sayfa: 042
Râbıtayı Nasıl Bilirsiniz? - Neslihan Nur Türk
Murâkabe durağına varmanın bir yöntemidir. Gelen vurur, giden vurur ya o mâsûmun tekidir. Vaktiyle bir adam, “Talebeniz olmak istiyorum” diyerek dergâha gelir. Ona, “Evlâdım, hiç âşık oldunuz mu?” diye sorarlar. “Hayır” cevabını verir. “O halde başka kapıya git” diyerek, gönderirler. Adam gider; fakat aklı da gönlü de kapı.....
2014 - Nisan, Sayı: 338, Sayfa: 044
Mahzûn Emanet - Neslihan Nur Türk
Ey Hazreti Hatice’nin nasîbinden pay alan! Bu yazı sanadır ey! Her ânı mahzûn olan! Çok hassas ve bir o kadar da derin bir mevzûya, her devirde ve her toplumda var olmuş ve olacak bir emânete değineceğiz. Bunun için öncelikle, daha iyi anlatabilmek adına biraz sözlük deştik ve kelimenin tanımını şöyle toparladık: Dul: Beyi.....
2014 - Mart, Sayı: 337, Sayfa: 046
Her Para Veren, Değildir Eren! - Neslihan Nur Türk
Kiminin birini alır, bin eder Allah, Kiminin binini yerle bir eder Allah! Malûmunuzdur. Hoca Nasreddin bir gün çarşıya giderken, mahallenin çocukları etrafını sarar ve heyecanla siparişlerini sunarlar: -Hoca bize düdük al! Hoca bize düdük al! İçlerinden sadece birisi, elini cebine atıp düdük parası ver.....
2014 - Ocak, Sayı: 335, Sayfa: 048
Talebe Olmak Lazım - Neslihan Nur Türk
Adı değiştirilse, sarımsak, gül mü kokar? Talebe olmamışa, hoca desen ne çıkar? Artık devir, herkesin hoca olduğu, “ben bilirim” dediği bir devir ya, bu sebeple her bir şey olabilir. Zaten, talebelere hedefleri sorulduğunda, çoğu zaman “hoca olmak” diye cevaplıyorlar. Bu güne kadar talebeler içinde bir tane de “Ben hakkıy.....
2013 - Aralık, Sayı: 334, Sayfa: 042
Alışmayalım! - Neslihan Nur Türk
Tebessüm edelim elbet, ümit bizde, biziz ümmet! Lâkin hem durup bakalım: Hani farzlar, hani sünnet? Ümit iyi bir şeydir ve çok şükür ki bizler, cennete girmekten umûdunu kesmeyen îmanlılarız. Zaten, yüceler yücesi Rabbimizin rahmetinden yana umutsuzluğa düşmemiz, âyet ile yasaklanmıştır.1 Bu sebeple, en sıkıntıl.....
2013 - Kasım, Sayı: 333, Sayfa: 024
Kardeş  Olmak Zorundayız! - Neslihan Nur Türk
Hamdolsun Müslümanız biz, fesatla olmaz işimiz! Kelime-i şehâdeti getirenler, kardeşimiz! Dünya, insanoğlunun hırsına ve öfkesine yenik düşme zaafı yüzünden, saçma sapan ve üzücü bir karışıklık içerisindeyken, Müslümanlar olarak tekrar tekrar dönüp aynaya bakmak ve vicdanlarımızı, samîmî bir niyetle, asr-ı saâde.....
2013 - Ekim, Sayı: 332, Sayfa: 016
Îman, Sevgi, İspat - Neslihan Nur Türk
“İşittim, îmân ettim!” diyebildiysen, doğrul! Îmânı ispat için yorulmaktayken, yoğrul! Hakîkaten arayan, bulur. Yanarak, hasret çekerek, dili damağı kuruyarak isteyen her muhtaç, suya kavuşturulur. Mesele suya kavuştuktan sonra hakkıyla şükredebilmekte. Şükür ise “çok şükür” sözünü dile dolamakta değil, Allah’tan h.....
2013 - Eylül, Sayı: 331, Sayfa: 028
1 2 3 Sonraki Sayfa >