"Mehmet Dinç" Makaleleri
Yazarın makale sayısı: 36
Gösterilen makaleler: 1 ile 15 arası
Güz Güldürsün - Mehmet Dinç
Yaz bitti, güz başladı. Artık güneşli sabahlara uyanmıyoruz. Gökyüzü maviliğini döküp yüreğimize gün boyu kendisine baktırmıyor hayranlıkla. Ağaçlar ve çiçekler bütün renkleriyle bize dönüp neşeyle selamlamıyor her adımımızda bizi. Hafta sonlarımızı ailece toplanıp ciğerlerimize bir hafta yetecek temiz hava, zihnimize güzel işler yaptıracak ene.....
2014 - Aralık, Sayı: 346, Sayfa: 052
Vefa; Sadece Boza Markası ya da Semt Adı mı? - Mehmet Dinç
İnsani bir hayat yaşamamız için yol haritamız olan kavramlarımızı yitirdikçe kendimizden de bir şeyler yitirdiğimizi, eksildiğimizi düşünüyorum, her geçen gün hayatımızdan sessiz sakin çekilen kavramların yerine çarpık alışkanlıkların geçtiğini gördükçe. Vefa kavramı da diğer arkadaşları gibi sessiz sedasız çekildikçe hayattan ve yerine nankörlü.....
2014 - Ekim, Sayı: 344, Sayfa: 060
Adab-ı Muaşeret - Mehmet Dinç
Sosyal ilişki kuralları olarak da ifadelendirebileceğimiz “adab-ı muaşeret” kayıp hazinelerimizden biridir. Ceddimiz “adab-ı muaşeret”e o derece ehemmiyet vermişlerdir ki, halka açık her kapının başına “edeb ya hu” yazmışlar, yani “insanların olduğu bir yere giriyorsun, edeb ile gir, edeb ile otur, edeb ile davran” demek istemişlerdir. Tabi bu n.....
2014 - Ağustos, Sayı: 342, Sayfa: 045
Proje Yapacaksan Kendinden Başla - Mehmet Dinç
İnsan bu dünyada en çok evladını sever. Bu sevgi hiç şüphesiz beraberinde beklentileri de getirir. Anne-baba; evladı iyi, hep iyi, en iyi olsun ister. Bu istek oldukça doğal ve haklı bir istektir. Ne de olsa eskilerin söylediği gibi bu dünyada bir tane en güzel çocuk vardır ve her anne baba o en güzel çocuğa sahiptir. Ancak sözkonusu iyilik iste.....
2013 - Nisan, Sayı: 326, Sayfa: 045
Çocuklar Silahlar Oyunlar ve Merhamet - Mehmet Dinç
Silahın sanal oyunlar ve gerçek oyuncaklar dünyasında önemli bir yeri göz önünde bulundurulduğu zaman çocukların tamamen oyuncak silahtan yasaklanması çocuğun içerisinde ileriye yönelik olarak büyüyecek bir özenti duygusunun gelişmesini de beraberinde getirebilir. Ancak bu demek değildir ki çocuğun bütün oyuncakları silahlar olsun ve saatlerce s.....
2013 - Ocak, Sayı: 323, Sayfa: 017
Ben Kalbimden Başka Yerde - Mehmet Dinç
İnsanlar mutluluk arıyorlar delicesine. Kariyerler yapılıyor, yüksek eğitimler alınıyor. Paralar harcanıyor, eğitimler veriliyor. Tatillere gidiliyor, kitaplar okunuyorÉ Neden bunca emek sorusunun cevabı ise hep aynı: “Mutluluğu bulmak için”. Sanki mutluluk bir madde ve o madde saklanmış bir yerlere de bir türlü çıkmıyor. İnsanlar kariyer yapara.....
2012 - Ekim, Sayı: 320, Sayfa: 021
Şimdi Bana Kaybolan Yıllarımı Verseler - Mehmet Dinç
Geçmişin bitmeyen yasıdır depresyon. Geçmiş geçmemiştir. Kalpte ve zihinde yer etmiş ve her geçen gün yerini genişleterek, ağırlığını artırarak varlığını korumaktadır. Ne zamana kadar? Taşıyan izin verirse taşıyanın sonunu getirene kadarÉ Taşıyan mı -ki bu durumdan en mutsuz, en mağdur, en muzdarip insan- izin veriyor sanki g.....
2012 - Eylül, Sayı: 319, Sayfa: 050
Çocuk ve Ramazan - Mehmet Dinç
Çocukluk; hayatın ilk basamakları olarak tabiri caizse bir staj dönemidir. Hayatı tanımak, yavaş yavaş anlamaya çalışmak, hayatın içerisinde kendini ve çevresindekileri konumlandırmak, kendinden ve en yakınlarından başlayarak insanları, içinde yaşadığı toplumunu ve dünyayı görüp onlar hakkında fikir sahibi olmak ve insanlığın ortak kültürünün ve.....
2012 - Temmuz, Sayı: 317, Sayfa: 024
Beni Biraz Sever misiniz? - Mehmet Dinç
Babam anlatmıştı; çocukluklarını yaşadıkları dönem Türkiye’de kıtlık yılları yaşanan dönemmiş ve tahmin edersiniz herkesin her anlamda çok sıkıntı çektiği bir dönem. Bugün için standart olan her şey o gün için ciddi bir lüksmüş ve buna çok çok az sayıda insan sahipmiş. 3 öğün yemek bile buna dahil. O dönemde sadece sabah ve akşam yemek.....
2012 - Nisan, Sayı: 314, Sayfa: 043
Uzman Psikolog Mehmet Dinç ile... Beden Sağlığı Kadar Ruh Sağlığı... - Mehmet Dinç
Mehmet Dinç Kimdir? Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamlamıştır. Eğitim alanındaki yüksek lisansını Avustralya’da bulunan RMIT Üniversitesi’nde, klinik psikoloji alanındaki yüksek lisansını İstanbul’da bulunan Okan Üniversitesi’nde tamamladı. Geçmişte Psikolojik Danışmanlar Platform.....
2012 - Mart, Sayı: 313, Sayfa: 013
Hayatın Tadı - Mehmet Dinç
“Aileler yığınla yiyecek içecek alırken bütün bunları alabilen zengin insanın hesap kitap yapmayan hürriyetini tattığını zannediyor. Kendi değerini, harcayabildiği paraya göre biçen insanlar hayatın tadını çıkarmanın sınırına ulaştığını zannediyor. Fakat en çok da hayatın tadını çıkardığını zannedenler, hayat karşısında çaresiz ve yenik düşüy.....
2012 - Şubat, Sayı: 312, Sayfa: 048
Evlilikler Neden Yıkılıyor? - Mehmet Dinç
Ailelerin aile olmakta en çok zorlandığı dönemlerden birini yaşıyoruz. Her geçen gün yükselen boşanma rakamları bir yana, herkesin en yakınlarından gördükleri ve duydukları boşanma olayları aileler ile ilgili bildiğimiz birçok şeyin değiştiğini gösteriyor. Üstelik boşanmalar ailelerle ilgili sadece buzdağının görünen kısmı, aile içi şiddetten ci.....
2012 - Ocak, Sayı: 311, Sayfa: 010
Hoş geldin Ruhum - Mehmet Dinç
Ne zaman sonu gelmez günlük koşuşturmalar içerisinde kayboluyor gibi olsam, hemen Kızılderililerin o enfes hikâyesini hatırlatırım kendime. Araştırma için bir süre Kızılderililer ile kalan bir yazar onların bir âdetini keşfeder. Kızılderililer, grup halinde gidecekleri yere doğru hızla ilerlerken birdenbire durup, bir süre bekleyip sonra tekrar .....
2011 - Aralık, Sayı: 310, Sayfa: 042
Havada Hasret Var - Mehmet Dinç
“Ölüm ile ayr›l›€› tartm›fllar ‹ki dirhem fazla gelmifl ayr›l›k” Hasret garip şeydir. Kaçmak için ne yaparsa yapsın insan, her yaptığı şeyde biraz daha fazla hissettirir kendini. Ayrılık başlar başlamaz bir anda havaya siner de, vuslata kadar her nefeste insan onu iliklerine kadar hissetmek zorunda k.....
2011 - Kasım, Sayı: 309, Sayfa: 023
Çocukluğumuza Hesap Verirken - Mehmet Dinç
Biz de bir zamanlar çocuktuk. Bizim de zihnimizin henüz gereksiz bilgilerle dolmadığı ve kalbimizin yersiz nefret ve önyargıları daha yüklenmediği tertemiz bir dönem vardı. Biz de anlayamazdık para denilen bir kâğıt parçasının bir dondurmadan nasıl daha kıymetli olduğunu ya da insanların neden misketlerin değil de onun peşinden koştuklarını......
2011 - Ekim, Sayı: 308, Sayfa: 049
1 2 3 Sonraki Sayfa >